30 Kasım 2010 Salı

MAMMOGRAFİ MAMOGRAFİ MEME USG MEME RENKLİ DOPPLER 0-216-5218836 RADİSTANBUL ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

Meme Kanserinin Tanısı

Fizik muayene veya tarama mamografisinde memede anormallik saptanan hastalarda tanı için ilave görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç vardır.


 

Görüntüleme Testleri

Mamografi


Mamografi genellikle tarama için kullanılsa da, meme kanseri olduğunuzu düşündüren bir sebep olduğunda da yapılabilir. Bunlara tanısal mamografi adı verilir.


 



Meme ultrasonu ve meme renkli doppler


Ultrason, ses dalgaları kullanılarak vücudun bir bölgesinin görüntülenmesidir. Ses dalgalarının yansımaları bilgisayar tarafından toplanarak ekranda bir görüntü (resim) oluşturulur. Genellikle, mamografi ile bulunan belirli bir bölgeye bakmak için kullanılır. Ayrıca, iğne ile sıvı çekilmesine gerek kalmadan kist ile katı kitleler arasında ayırım yapma olanağı sağlar.

Kemik erimesinin tespiti65 yaşındayım ve kalçamla belimde devamlı ağrılar oluyor. Çok sayıda ağrı kesici kullanmama ve fizik tedavi görmeme rağmen bir fayda görmedim. Gittiğim bir doktor kemik erimem olabileceğini söyledi. Ne önerirsiniz? Kemik kaybınızın düzeyini tespit etmek ve buna uygun tedavinin planlanması için kemik dansitometrisi dediğimiz kemik yoğunluğu ölçümü ilk yaptırmanız gereken tetkiktir. Kemik yoğunluğu ölçümü ağrısız ve basit bir yöntemdir. Tanının konması ile uygulanacak menopoz ve kemik kaybı tedavisi ile ağrılarınız azalacak ve kemik erimeniz duracaktır. Bu ölçümü yaptırmak ve tedavinize başlamak için yapmanız gereken bir menopoz merkezine veya hastanemiz menopoz kliniğine başvurmak ve sabırla tedavi ve eksersizlerinizi uygulamaktır. 0-216-5218836 KEMİK ERİMESİ ÖLÇÜMÜ DEXA DANSİTOMETRİ LUNAR OSTEODANSİTOMETRİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836


 

Kemik erimesinin tespiti

65 yaşındayım ve kalçamla belimde devamlı ağrılar oluyor. Çok sayıda ağrı kesici kullanmama ve fizik tedavi görmeme rağmen bir fayda görmedim. Gittiğim bir doktor kemik erimem olabileceğini söyledi. Ne önerirsiniz? Kemik kaybınızın düzeyini tespit etmek ve buna uygun tedavinin planlanması için kemik dansitometrisi dediğimiz kemik yoğunluğu ölçümü ilk yaptırmanız gereken tetkiktir. Kemik yoğunluğu ölçümü ağrısız ve basit bir yöntemdir. Tanının konması ile uygulanacak menopoz ve kemik kaybı tedavisi ile ağrılarınız azalacak ve kemik erimeniz duracaktır. Bu ölçümü yaptırmak ve tedavinize başlamak için yapmanız gereken bir menopoz merkezine veya hastanemiz menopoz kliniğine başvurmak ve sabırla tedavi ve eksersizlerinizi uygulamaktır.

Kemik erimesine ilaç tedavisi yetersiz

Araştırmacılar, kemik erimesi hastalığı osteoporoza karşı sadece ilaç kullanmanın yeterli olmadığını, kalsiyum ve D vitamini takviyesi yapılması gerektiğini belirledi.
Chicago'da, 2000 yılı Dünya Osteoporoz Kongresi'nde yapılan açıklamada, osteoporoz hastalığına karşı piyasada bulunan bazı ilaçların kullanıldığı, ancak yiyeceklerden gerektiği gibi kalsiyum ve D vitamini alamayan insanlarda ilaçların yeterli derecede etki sağlamadığı kaydedildi.

D vitamini tabletle alınmalı
D vitaminini insanların, genellikle güneş ışınlarından ciltleri vasıtasıyla aldıklarını düşündüklerine değinen araştırmacılar, ileri yaşlarda vücudun güneş ışınlarından yeterli derecede D vitamini alamadığını belirterek, bunun tabletlerinin alınması gerektiğini açıkladı.
Osteoporozla ilgili olan omurga kırılmalarının vücuttaki kemik gelişmesini önlediği, boy kısalmasına yol açtığı ve kronik ağrılar meydana getirdiği biliniyor. Ayrıca osteoporozun, akciğer ve midede sıkışma meydana getirdiği belirtildi.
Osteoporoz hastalığının neden olduğu kalça kırılmalarının hayatı tehdit ettiği ve bu yüzden ölümlerin de meydana geldiği kaydedildi.

Günde 1200-1500 miligram kalsiyum
Uzmanlar, osteoporoz ilacı alan kadınların günde 1200-1500 miligram arasında kalsiyum almaları gerektiğine oysa ilaç kullanan kadınların çoğunun günde sadece 600 miligram kalsiyum alabildiklerini vurguladı.
Doktorların çoğunun, osteoporoz ilacı alan insanlara kalsiyum ve D vitamini almaları gerektiğini hatırlatmadıkları, bunun da doktorların çok fazla meşgul olmalarından ileri geldiği ifade edildi.
Araştırmacılar, kalsiyumu yiyeceklerden alabilmenin daha faydalı olduğunu fakat çoğu insanın yiyeceklerden ihtiyaçları olan kalsiyumu alamadıklarını hatırlattı. Kalsiyum araştırmalarını yapan ekibin başkanı Dr. Jeri Nieves de, osteoporoz ilacı kullanan kadınların ilacın yanında mutlaka kalsiyum almaları gerektiğini, bunun gerekli olduğunu bilimsel araştırmayla ispatladıklarını bildirdi

İnsan ömrünün uzaması, nüfusun yaşlanması osteoporozu (kemik yoğunluğundaki azalma) beraberinde getirdi. Yaşa bağlı bu hastalık kadınlar için başlıbaşına bir risk, ama erkekler de yakalanıyor. Osteoporoz, sakatlık, ağrılı kırıklar, başkalarına bağımlılık, hatta ölüm gibi sonuçları nedeniyle bir toplum sağlığı sorunu.

Bu yüzden zengin ülkeler, osteoporozun ekonomik boyutlarını da gözönünde tutuyor. Türkiye'de de nüfusun yaşlanmasından ötürü hastalığın gelecekte ciddi bir sorun haline dönüşmesi bekleniyor. İşte bu nedenle Türkiye'de osteoporozun haritasını çıkarmak amacıyla Osteoporoz Derneği, Novartis İlaç Firması'nın sponsorluğunda geniş bir tarama programı başlattı. Ekim 2002'de bitirilmesi hedeflenen bu çalışmanın ilk sonuçlarına göre, Karadeniz Bölgesi'nde kemik erimesi diğer bölgelerden daha yoğun. Osteoporoz Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr.
Fatma Atalay'dan, bu hastalıkla ilgili en son bilgileri aldık.

Kemik yoğunluğu 35 yaşa kadar sürekli artıyor, bu yaşta vücut ''doruk kemik kütlesi''ne ulaşmış oluyor. Bu yaştan sonra kemik kütlesi her 10 yılda bir, yüzde 3-5 kayba uğruyor. Osteoporoz da böylece ortaya çıkıyor.

Diğer faktörler de şöyle: Düşük kalsiyumla beslenme, sigara, alkol ve kahve tüketimi (bu tür besinler kemiklerdeki kalsiyum miktarının azalmasına yol açıyor), kortizon, epilepsi, tiroid ve bazı kanser ilaçlarının kullanılması, uzun süre hareketsiz kalmak, şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, bazı romatizmal hastalıklar.

Bu, sinsi bir hastalık. Yani hemen anlaşılmıyor. Sırt ağrısı, boy kısalması, kamburluk ve kırıklarla ortaya çıkıyor. Bu kırıklar en sık omurga kemiklerinde meydana geliyor ve boy kısalmalarına yol açıyor.

Doruk kemik kütlesi noktası, genetik ve çevresel faktörlere göre kişiden kişiye değişiyor. İnce, narin vücut yapısına sahip olanlar, beyaz tenliler, ailesinde kırık öyküsü bulunanlar, erken menopoz veya cerrahi uygulamalara bağlı menopoza girenler risk altında.

Osteoporozun en önemli özelliği kemik kırılması. Kemikler hiç bir zorlama olmaksızın, öksürük gibi küçük, ani bir hareket sonrasında bile kırılabiliyor. Özellikle kalça kırıkları yaş arttıkça sıklaşıyor.

En fazla kalça kırığı görülüyor. Bu da damar tıkanıklıkları, zatürree, uzun yatmaya bağlı yatak yarası ve ciddi sorunlara neden oluyor.

Osteoporoz kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülüyor. Türkiye'de 50 yaşın üzerindeki her üç kadından birinde ortaya çıkıyor. Ama bu erkekler osteoporoz olmaz, anlamına gelmiyor. Türkiye'de her sekiz erkekten birinde osteoporoza rastlanıyor. Üstelik oran erkeklerin aleyhine giderek artıyor.

Erkeklerde kemik kütle kaybı tüm yaşam boyunca sürerken, kadınlarda menopozdan sonra büyük hızlanma görülüyor. Buna östrojen hormonundaki düşüş yol açıyor.

Osteoporoz tedavisinde ya kemik yıkımını baskılayan ilaçlar ya da kemik yapımını artıran ilaçlar kullanılıyor.

Hasta başı maliyet 50 milyar lira

Kemikler kırılıncaya, boy kısalmaya başlayıncaya kadar belirti göstermeyen osteoporoz, kadın ölümlerinin ikinci en büyük sorumlusu. Dünyada 200 milyon kadın kemik erimesinden yakınıyor. Uluslararası Osteoporoz Derneği'ne (IOF) göre AB ülkelerinde her 30 saniyede bir, kemik erimesine bağlı kırılmalar meydana geliyor. 50 yaşın üzerindeki her 8 Avrupalıdan 1'inin sürekli olarak omurları kırılıyor. Kalça kırıklarından doğan ölümlerin çoğu kırıktan sonraki ilk altı ay içinde meydana geliyor. Osteoporoz yüzünden hastaların yatakta hareketsiz geçirdikleri gün sayısı, birçok hastalıktan (enfarktüs, inme veya meme kanseri) çok daha fazla. Bu hastalık insanların günlük yaşamlarını sürdürmelerini önlüyor. Hasta başına tedavi maliyeti 50 milyar liraya kadar çıkabiliyor.

Sayılar korkutucu

1994'de Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilk kez tanımı yapılan osteoporoz, 50 yaşın üstündeki her üç kadından birinde görülüyor

Kadında hayat boyu kalça kırığı riski meme, rahim ve yumurtalık kanseri risklerinin toplamından daha fazla

Erkeklerde hayat boyu kalça kırığı riski, prostat kanseri riskinden daha fazla

Yılda ortalama 1.3 milyon kırığın nedeni osteoporoz

Korunmak için

Sigarayı bırakın

Aşırı alkol almayın

Aşırı kahve içmeyin

Düzenli egzersiz yapın

Kalsiyum ve D vitamini alın

Güneş ışınlarından yararlanın

Günlük kalsiyum ihtiyacı

Kalsiyum, süt ve süt ürünleri, yeşil sebzeler, soya fasulyesi, kabuklu deniz hayvanları, fındık, bademde zengin olarak bulunuyor.

Çocuklar günde 800 mg, ergenlik çağındakiler 1200 mg, 40 yaşın altındaki kadınlar 1000 mg, 40 yaşın üzerindeki kadınlar 1500 mg, 60 yaşın altındaki erkekler 1000 mg, 60 yaşın üzerindeki erkekler 1200 mg, gebe ve emziren kadınlar 1200 mg kalsiyuma ihtiyaç duyuyor

Kemik erimesi

Çağımızın en sinsi hastalıklarından biri kemik erimesi. Bonmed Sağlık ve Estetik Merkezi'nden Dr. Sevim Duman, kemik yoğunluğunuzu belli aralarla ölçtürmenizi öneriyor.

Belki duydunuz, belki de ne olduğu hakkında en küçük bir fikriniz bile yok, ama özellikle menopoz dönemini geçirmiş hanımların kemik erimesi yüzünden ne hallere düştüğünü mutlaka gözlemlemişsinizdir. Yaş ilerledikçe kamburlaşmalar başlar, el ve ayak bileklerinde kırılmalar olur, vücudun eklemlerinde dayanılmaz ağrılar oluşur, boy kısalır ve belki birçok kadın bunlara yaşlılık belirtileri deyip geçer. Oysa çağımızın kadını artık bu konuda bilinçlenmek zorunda. Çünkü zamanla önlem alındığı takdirde kemik erimesinin tatsız sonuçlarını hissetmeden huzurlu bir yaşam geçirmek mümkün.

Peki öyleyse nedir bu kemik erimesi ya da tıbbi tabiriyle ''osteoporoz''? Osteoporoz kemiklerin daha gözenekli ve giderek daha güçsüz ve kırılgan olmasına yol açan bir hastalık. Gençlerde kemik yapımı yıkımına eşit olduğu için bir problem yok. Ancak yaş ilerledikçe kemik yıkımını önlüyor. Ancak menopoz dönemiyle birlikte bu hormon azaldığı için kemik yıkımı birden artıyor. Çocukluğunda ve gençliğinde yeterli kalsiyumlu gıdalar almayan ve güneşten yeterince yararlanmayanlar kolaylıkla kemik erimesine maruz kalabiliyorlar. Ayrıca kalıtsal faktörler de çok önemli.

Öyleyse ne yapmalı? Öncelikle risk faktörleri olanların yaygın kemik ağrıları olduğunda mutlaka bir doktora başvurmaları gerekir. Öte yandan yaşlanmayı beklemeden kemik yoğunluğunuzu belli aralarla ölçtürmeniz sağlığınız açısından kaçınılmaz bir önlem. Eğer yaşlandığınızda bu riski yaşamak istemiyorsanız kendinize bir 15 dakika ayırın.

Kemik erimesiyle mücadele

Kemiklerinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu farketmek için 40 yaşını beklemeyin. Kadınların kemik yapılarını güçlendirmeleri için erken yaşlarda önlem almaları gerekiyor.

Yirmi beş yaşındaki bir genç kız kemiklerinin sağlığını düşünmeyi aklına bile getirmez. O, öncelikle kilo almamak için çaba harcar. Vücudu formda olduğu için de düzenli egzersiz yapmaya gerek görmez. Oysa uzmanlara göre bu genç kız, kemiklerini geliştirmek için eline geçen büyük bir fırsatı kaçırmaktadır. Hatta 40 yaşına gelmeden çok önemli bir sorunla karşı karşıya kalmayı da göze almıştır. Yetişkinlik çağına gelince artık kemiklerin gelişme ve güçlenme sürecinin tamamlandığını sanırız. Gerçekte ise kemiklerimiz sürekli değişir. Genel sağlık durumumuz, genetik, doğru beslenme, hormon dengelerinin normal olması ve yeterli egzersiz sayesinde kemiklerimiz olumlu bir gelişme gösterir.

Katılım önemli

Ergenlik çağı başlar başlamaz kemikler daha güçlenir. 30 yaşlarına gelindiğinde kemiklerin güçlenme süreci tamamlanmış olur. 40 yaşından itibaren ise kadınlarda ve erkeklerde yaşa bağlı olarak ağır ağır kemik kaybı başlar. Kemiklerin yoğunluğunun azalması, kemik erimesi olarak nitelendiriliyor. Kadınlar menopoz dönemine girdikleri zaman kemik erimesi hızlanır. Özellikle belkemiği, bilekler ve kalçalardaki kemiklerde yoğunluk azalması görülür. 50 yaşını geçen kadınlarda kemik erimesi önemli bir soruna dönüşür. Boy yavaş yavaş kısalır, en basit bir düşme sonucunda kemik kırılmaları görülür. Menopoza giren kadınlarda kalça kırıkları hayati tehlike yaratır.

Kemik erimesi tehlikesini artıran nedenlere gelince: Kalıtım çok büyük önem taşıyor. Bu hastalık ailelerde kuşaktan kuşağa geçebiliyor. Araştırmacılar, kemik erimesine neden olan bir gen bulduklarını açıkladılar. Bu gende bozulma başlarsa kemikler tehlikeli bir şekilde incelmeye başlıyor.

Neler yapılmalı?

Kemiklerin gelişmesi için kadınların vücutlarında dişilik hormonunun sürekli olarak bulunması gerekiyor. Kadınlarda, menopozdan sonra kemik erimesinin artmasının nedeni de dişilik hormonunun azalmasından kaynaklanıyor. Sağlıklı olabilmek için yeterli miktarda kalori almak gerek. Doğru beslenmeye özen gösterilmeli. Kadınlar, günde en az 1000 miligram kalsiyum almalılar. Kemiklerin güçlenmeleri için de D vitamini alınmalı. Kemiklerin durumundan endişe duymak için bir kemiğin kırılması beklenmemeli. Kemik ölçümünün yaptırılması çok büyük önem taşır. Menopoza giren kadınlar hiç zaman kaybetmeden kemik ölçümü yaptırmalı. Doğru beslenmek, düzenli olarak vücut egzersizi yapmak ve sigara içmemek, kemik erimesine karşı alınabilecek önlemler.

Soğan yemek, kadınlarda kemik erimesini önlüyor.

"Nature" adlı tıp dergisinin son sayısında yer alan habere göre; günde bir soğan yemek, kadınlarda kemik erimesini önlüyor.
Yemeklerin ve salataların vazgeçilmez çeşnisi olan soğanın aynı zamanda harika bir şifa bitkisi olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak "Nature" isimli dergide yer alan haber, özellikle menopoz dönemini yaşayan hanımlar için tam bir "müjde" niteliği taşıyor. Bu güzel haberin başlığı şu: "Günde bir soğan yemek, kadınlarda kemik erimesini önlüyor."
İsviçre'nin Bern Üniversitesi'nde fareler üzerinde yapılan deneylerde, günde 1 gram kurutulmuş soğan verilen farelerde kemik erimesinin yüzde 20 azaldığı görüldü. Bu oranın, kemik erimesi görülen kadınlarda kullanılan "Calcitonin" adlı ilacın etkisinden çok daha yüksek olduğu belirtildi. Bu arada kemik erimesi kadınlarda menopoz döneminden sonra görüldüğü için, deneylerin, yumurtalıkları çıkartılmış fareler üzerinde yapıldığı kaydedildi. Araştırmayı yürüten Dr. Roman Mühlbauer, kadınların normal gıda rejimlerine paralel olarak sebzeye önem vermelerinin yararlı olacağını ifade etti.
50 yaşındayım. Kemik erimesi teşhisi kondu. Bilgi verebilir misiniz?" S.A.
 Menopoz doğal ve fizyolojik bir olay olmasına karşın, östrojen hormon seviyesinin düşmesi sonucu ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Kadınların ortalama menopoz yani adetten kesilme yaşı 45-53'tür. Menopoz yaşının yıllardır değişmemiş olmasına karşın son yıllarda uzayan ortalama hayat süresi kadının daha uzunca bir süre östrojensiz yaşamasına ve dolayısıyle, gelişebilecek çeşitli sağlık problemleri ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bugün için en önemli olay östrojensiz yaşanan bu dönemin kadın sağlığı için getirdiği risklerdir.
Ülkemizde 1975 nüfus sayımında 40 yaşının üstünde yaklaşık 5 milyon kişi varken 1990 sayımında bu sayı 8 milyona çıkmıştır. Nüfusumuzun 1/6'sı 50 yaşın üstündedir. Ülkemizde dünyadaki yaşam süresinin uzamasına paralel kadınlarımızın ortalama yaşam süresi artan bir trende girmiş ve menopoz sonrası dönemde kadınlarımızın yaşam kalitesini artırmak için yeni arayışlar başlatılmıştır. Osteoporoz yani kemik erimesi menopozun geç görülen semptomlarından biridir ve üzerinde en çok düşünülmesi gerekenlerdir. Osteoporoz tüm dünyada gerçek bir halk sağlığı problemi, sinsi ilerleyen bir hastalık ve kemik kırıkları ile gelecek yüzyılın en büyük problemlerinden biri olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemiz osteoporoz açısından dünya ortalamasında orta sıralardadır. Oysa değişen beslenme şekli, yaşam şekli, sigara ve alkol kullanımı önümüzdeki yüzyılın başlarında ülkemiz için ağır riskleri beraberinde getirecektir. 50 yaşından sonra beyaz kadınların yaklaşık % 40'ında bir ya da daha fazla osteoporoza bağlı kırık görülmektedir. En önemli bölge kalça kırıklarıdır. Kalça kırıkları yaşlı bir insanın 1 yıl içinde ölme ihtimalini % 5-20 oranında arttırmaktadır. Yaşayanlar arasında kalça kırığı geçirmeden önce yürüyebilenlerin en az % 50'si yardım almadan yürüyememekte ve % 50'si bağımsız olarak yaşayamamaktadır. Bu kötü tablodan sonra bu risklerin ortadan kaldırılması için hormon tedavisi en yüz güldürenidir.
Hormon tedavisine menopoz başlarında başlanabileceği gibi daha sonra da başlanabilir. Hormon tedavisinde en etkin fayda osteoporozu durdurmasıdır. Tedavide özen gösterilecek nokta hormon tedavisinin zarar vereceği kişileri ayırmaktır. Karaciğer problemi, damar hastalığı, meme kanseri, rahim kanseri, migren ve bazı başka hastalığı olanlarda uygulanmaz veya kontrollü uygulanır.
Menopozdaki kadınların doktor kontrolüne girmeleri ve uygun tedavilerinin yapılması gerekir. Bu yazıda sadece osteoporozdan bahsedildi. Ancak menopoz beraberinde pek çok problemi de getirir. Düzenli ve dengeli beslenmek, aktif hareketli olmak, sigara ve alkolden uzaklaşmak ve doktor eşliğinde hormon tedavileri menopozdaki bu olumsuzlukları asgariye indirecektir

Kemik erimesine karşı her gün 2 bardak süt

 
Kemik erimesi ya da tıptaki adıyla "Osteoporoz", özellikle orta yaşın üzerindeki kadınların hayatını etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Yapılan araştırmalara göre menopoz dönemindeki her üç kadından birinde kemik erimesi (osteoporoz) görülüyor. Kemiklerde incelmeye yol açan osteoporoz yüzünden el, kalça ve omurlarda kırıklar oluşuyor. Kemiklerdeki erimenin aşırı olması, böbreklerde taş veya kum oluşmasını da artırıyor. Tiroit ve paratiroitlerdeki aşırı salgılanma da kemik erimesini hızlandırıyor. Bu sebeple; aşırı derecede kemik erimesi olan kadınların, mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurarak tiroit ve paratiroitlerini kontrol ettirmelerini tavsiye ediyoruz.
Yaşlılık, kalıtım, kalsiyum eksikliği kemik erimesinin oluşmasındaki önemli faktörlerden bazıları. Özellikle kalsiyum kemik sağlığı açısından son derece önemlidir. Orta yaşlı bir kimsenin günlük kalsiyum ihtiyacı 0.75 gramdır. Bu, menopoz dönemindeki kadınlarda iki misline çıkabilir. Günde 2 su bardağı süt içerek bu ihtiyaç karşılanabilir.
Kemik erimesi görülen hastaların kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmesini öneriyoruz. Bunun için de süt ve peynir çok önemli. Ayrıca düzenli olarak egzersiz yapmak ve kemiklerin üzerine belli bir yük bindirmek de osteoporozdan korunmak açısından önem taşıyor.
Çok çocuk doğurmuş olmak ve egzersiz yapmamak Türkiye açısından özel riskler olarak kabul ediliyor.
Osteoporoz hastalığı "kemik dansitometrisi" adı verilen bir cihazla tespit ediliyor. Eğer kemik kaybı olduğu belirlenirse kemik kaybını azaltacak ve yeni kemik oluşumunu sağlayacak tedaviler uygulanıyor. Bu tedaviler sırasında kalsiyum açısından zengin gıdalar almak sıkıntıların kolay atlatılmasında büyük yararlar sağlıyor. İşte size kalsiyum açısından zengin gıda maddelerinin listesi: Ahududu, dut, hurma, incir, kestane, mandalina, portakal, kuru üzüm, zeytin, fındık, fıstık, badem, Antep fıstığı, ceviz, kakao, buğday, yulaf, pirinç, bezelye, taze fasulye, ıspanak, kırmızı pancar, pazı, pırasa, semizotu, maydanoz, mercimek, soya, beyaz peynir, süt, yumurta ve inek sütü...

Kemik erimesine hormonlu çare

Kemik yapan bir doğal hormonun, kemik erimesinin tedavisinde kullanıldığı bildirildi. Özellikle menopoz döneminde ortaya çıkan kemik erimesinden kadınlar çok çekiyordu. Kemik erimesine karşı hazırlanan yeni ilacın bu yıl sonunda piyasaya çıkacağı ve sadece reçeteyle satılacağı belirtildi. ''Forteo'' adlı İlac ''paratiroid hormonundan'' yapıldı ve gönüllü denekler üzerinde tecrübe edildi. İlacın, kemik yapımını iki kat artırdığı, kemik kırılma riskini önemli çapta azalttığı, belkemiği kırılmalarını ise üçte bire indirdiği kaydedildi. Yan etkisi görülmeyen Forteo'nun tek olumsuz yanı, günlük dozlar halinde ve sadece enjeksiyon yoluyla kullanılabilmesi.

Kemik erimesine karşı çay için

Çay içme alışkanlığının gerek kadın, gerekse erkeklerde kemik yoğunluğunun korunmasını sağladığı bildirildi. Tayvan'ın Ulusal Çeng Kung Üniversite Hastanesi'nden bilim adamları, çayın başta bel ve kalça olmak üzere tüm vücuttaki kemiklerin mineral yoğunluğunu koruyucu etkisinin açıkça ortaya çıktığını belirttiler. Araştırmacılar, çaydaki ve özellikle de yeşil çaydaki florür seviyesinin yüksek olmasının zaman içinde kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı olabileceğini söylediler. Bilim adamları, kemiklere yarar sağlayanın çok çay içmek değil, çay alışkanlığının süresi olduğuna dikkat çektiler.
Çayın kemikler üzerindeki etkisinin, on yıldan fazla süreden beri düzenli çay içenlerde görüldüğü belirtildi. Çayın, sağlık üzerinde etkisi olan 4 bin kimyasal bileşik ihtiva ettiği belirtiliyor.

Kemik erimesine karşı yeni bir ilaç

Eli Lilly & CO şirketinin ürettiği, kemik erimesi ile savaşta en etkili tedavi olarak görülen östrojenin iyi yanlarını taklit eden, ancak kötü yan etkilerine neden olmayan ilaç ocak ayında piyasaya sürülecek. Evista adıyla satılacak ilacın (% 80'i kadın) 19 milyon Amerikalı osteoporoz hastası için umut ışığı olduğu belirtildi.

İlacın kemikleri östrojen kadar iyi korumadığını belirten FDA, östrojenin çoğu kadının menopoz sorunlarına da yardım ettiğini, kalp sağlığına iyi geldiğini hatırlattı. Ancak, meme kanseri riskini artırdığı için menopozunu atlatmış kadınların ancak % 20'sinin östrojen tedavisi görmeyi kabul ettiğine dikkat çekti.

Kemik erimesine karşı hormon

Amerikan Tıp Birliği bülteninde yayınlanan bir makaleye göre, yaşları 21 ile 45 arasında değişen ve hepsi de kemik erimesi hastalığına yakalanmış 43 kadına paratiroid hormonu verildi. Massachusetts Hastanesi'nde Dr.Joel Finkelstein başkanlığında bir heyetin başlattığı araştırmada, hormonun verilmeye başlanmasından bir yıl sonra, bu hormonu kullanan kadınların kemiklerinin mineral oranının, kullanmayanlara göre daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Finkelstein, özellikle menapoz sonrası kadınların bu hormonu kullanmalarının, kemik erimesine karşı iyi bir tedbir olarak düşünülebileceğini belirtti.

Sadece ABD'de, 20 milyon kişi kemik erimesine yakalanmış durumda. Bu hastalığın tedavisi için yine bu ülkede yıllık harcama, 13.8 milyar doları buluyor.

Kadınları kemiren hastalık

SİGARA, kötü beslenme ve hareketsizliğin, kadınlarda menopoz sonrası ortaya çıkan osteoporoz (kemik erimesi ) hastalığına yakalanma riskini artırdığı belirtildi. Sinsi ve yavaş seyreden, vücutta şekil bozukluğu ve kemik kırılmalarına yol açan hastalık erken teşhisle tedavi ediliyor.

TÜRKİYE Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Derneği'nin, Kültür Sitesi Lale Salonu'nda düzenlediği seminerde, Prof. Dr. Mehmet Tüzün, Doç Dr. Füsun Saygılı, Yrd. Doç. Dr. Bilgin Özmen Manisalı bayanları osteoporoz hastalığı hakkında bilgilendirdi, teşhis ve tedavi yöntemlerini anlattı.

PROF. Dr. Tüzün, sigara içme, kötü beslenme ve hareketsizliğin etken olduğu hastalığın erken teşhisi ve tedavisi için 45 yaş üstü bayanların doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini söyledi.

Osteoropoz (kemik erimesi) hastalığının erken teşhisi için menopoza giren kadınların mutlaka doktor kontrolundan geçmesi gerektiği bildirildi.

Kas erimesi olmuş

İSVİÇRE'de taksicilik yapıyorum. Bel, boyun, mide ve sinir sistemi rahatsızlıklarım için size yazmayı düşünüyordum, ama Türkiye'de olan bir yeğenimin hasta olduğunu duydum. 15 yaşındaki bu erkek çocukta kas veya kemik erimesi oluyormuş. Sürekli halsizlik ve gittikçe zorlaşan yürüme güçlüğü varmış. Bu hastalık anneanne tarafında mevcutmuş.

Sadece Almanya'da bulunan ve pahalı olan bir ilaç, aynı dertten muzdarip bir vatandaşı iyi etmiş. Bunu benim araştırmam istendi. Gerçekten iyi gelir mi, sürekli olarak mı kullanılmalı?

Çocukta halsizlik ve yürüme güçlüğü varsa, olayın kemik değil kas erimesi olduğunu düşündürüyor. Bunun büyük annesinde olması da kalıtımla iletilen türden bir sorun olduğunu düşündürüyor. Bu tür kas hastalıkları genellikle ilerleyici bir özellik taşımaktadır.

Dikkat ederseniz, 'kas hastalıkları' diye bahsediyorum, çünkü bunlar sadece bir hastalık olamayıp benzer özellikler taşıyan birden fazla hastalıktır. Böyle olunca hastalığın nasıl bir seyir göstereceği ve tedavisinde neler yapılabileceği konusunda kesin bir şey söylenebilmesi için öncelikle hastalığın kesin adının konulması gerekiyor. Hastalığın belirtileri arasında ortak yönler çok olduğu için bu konuda uzman bir doktor ancak kesin ayırımı yapabilecektir.

Bu nedenle sadece benzer şikayetleri olan bir kişiye iyi gelen bir ilacın sizin yakınınıza da iyi gelmesi beklenemez.

Bu hastaya ne gibi tetkikler yapıldığını bilemiyorum, ayrıca hangi şehirde yaşadıklarını da belirtmemişsiniz, bu nedenle belirli bir hastaneyi öneremiyorum, ancak yakınlarındaki bir tıp fakültesi hastanesinin nöroloji bölümüne başvurulursa bu yönde daha aydınlığa çıkacaklarını sanıyorum. Ayrıca İstanbul'un Yeşilköy semtinde merkezi bulunan Kas Hastalıkları Derneği ile de bağlantı kurulduğu taktirde, yapılabilecekler konusunda daha ayrıntılı bilgi alınabilir.

Kadın hastalığı erkeği de vuruyor

Erkekler dikkat!.. 40 yaşının üzerindeyseniz, kilo kaybediyorsanız, boyunuz kısalmaya başlamaşıssa, bel ile sırt ağrıları çekiyorsanız, çok küçük darbelerde bile kol ve bacaklarınızda çatlak ya da kırık meydana geliyorsa, ''osteoporoz'' denilen kemik erimesi rahatsızlığına yakalanmışsınız demektir.

KALÇA KIRIĞINA DİKKAT

Uzmanlar, son zamanlara kadar, bu belirtiler veren erkeklerde kemik erimesi hastalığından hiçbir zaman şüphelenmediklerine ve büyük yanılgı içinde olduklarına dikkat çektiler. Uzmanlar, ''prostat kesinlikle erkek hastalığıdır. Göğüs ve rahim kanseri de kadın hastalığıdır diye bir önyargıyla yaklaştığımız için yanıldık. Kadın hastalığı olarak bilinen kemik erimesi, hem kadında, hem erkekte görülebiliyor'' diye konuştular.

Oregon Sağlık Bilimleri Üniversitesi uzmanlarından Prof. Dr. Eric Orwoll, az oranda da olsa, erkekler arasında da görüldüğünü, önlem alınmaması halinde, bazen öldürücü olduğunu vurguladı. Kalça kırığı meydana gelen erkeklerin üçte birinin bir yıl içinde öldüğü belirtildi.

Kemik kırılmalarının kadınlarda 60, erkeklerde ise 65-70 yaşından itibaren arttığına dikkat çeken Mayo Kliniği salgın hastalıklar uzmanı Dr. Joseph Melton, kemik erimesiyle bağlantılı kırılmaların, daha genç yaşta da görüldüğünü belirtti.

SESSİZ HASTALIK

Dikkat çeken bir belirti göstermediği için, kemik erimesinin tıpta ''sessiz hastalık'' diye bilindiğine işaret eden uzmanlar, erkeklerin 40 yaşından sonra mutlaka kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmalarını salık verdiler. Uzmanlar konuyla ilgili olarak şunları söylediler:

'' Kadınlarda estrojen, erkeklerde ise testosteron hormonu, kemik erimelerini engelliyor. Aynı şekilde, erkeklerde de testosteronun azalmasıyla kemik erimesi görülüyor.''

Kemik erimesinin nedenleri

Kemik erimesi teşhisi koyulan erkeklerin yüzde 60'ında, ikincil nedenler sorumlu olarak görülüyor. Örneğin D vitamini eksikliği veya testosteron hormonu düzeyinin düşmesi, kemik erimesiyle sonuçlanabiliyor. İşte en çok görülen nedenler:

Kemik Erimesi Belirtileri hakkinda aciklamalar Kemik Erimesi Belirtileri konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Kemik Erimesi Belirtileri,kemik erimesinin belirtileri, Kemik Erimesi,kemik erimesine ne iyi gelir,kemik erimesi tedavi yöntemleri,kemik erimesi tedavisi

OSTEOPOROZ GÖRÜNTÜLEME 0-216-5218836 ÜMRANİYE RADİSTANBUL

Osteoporoz kemiklerin kütlesinde azalmaya, kemik kalitesinin bozulmasına yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Kemiklerdeki kütle azalması ve kalite bozulması kemiğin kolaylıkla kırılabilmesine neden olmaktadır.

Büyüme esnasında kemik birikimi için yeterli kalsiyum alınmalı, normal östrojen salgılanmalı ve yeterli vücut ağırlığı olmalıdır.

a) Risk faktörleri
Kimlerin bu hastalığa yakalanacağı önceden öngörülememektedir. Ancak hastalığa yakalanma riski aşağıdaki durumlarda artmaktadır:

Yukarıdaki faktörlerden bir ya da birden fazlası sizde var ise osteoporoza yakalanma ve kırık riskinizin olacağını unutmayın.
Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi; büyüme çağında olabildiğince güçlü ve sağlam kemik yapısı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.

b) Öneriler

Öne eğilerek yapılan hareketler omurga kemiklerinde kırılmaya neden olabileceğinden egzersiz sırasında bu hareketlerden kaçınılmalı ve düzgün bir duruş sağlayan sırt kaslarının kuvvetlendirilmesine çalışılmalıdır. Kemiklere yük bindiren; yani vücut ağırlığını kemiklerimize taşıtarak ayakta yaptığımız egzersizler kemiklerimizi uyararak güçlenmesine yardımcı olur.

c) Osteoporoz tanısının konulması
Kemik
Mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü osteoporoz riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2-5 yılda bir tekrarlanır. Tedavi alanlarda yanıtı değerlendirmek içinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Bir yıldan daha kısa aralıklarla yapılmasının yararı yoktur. Kemik ölçümleri hızlı, kolay yapılabilen testlerdir. Son zamanlarda daha ucuz ve basit olan ultrasonografi gibi kemik ölçüm yöntemleri de kemik tarama çalışmalarında kullanılmaktadır.

d) Tedavisi
Tüm hastalıklarda olduğu gibi osteoporozda da hastalıktan korunmak öncelikli amaç olmalıdır. Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır.
Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur.

İlaç dışı yaklaşımlar kapsamında:

Osteoporoz ( Kemik Erimesi)

Osteoporoz ( Kemik Erimesi) Benzer Yazılar

OSTEODANSİTOMETRİ RADİSTANBUL 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

Osteoporoz kemiklerin kütlesinde azalmaya, kemik kalitesinin bozulmasına yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Kemiklerdeki kütle azalması ve kalite bozulması kemiğin kolaylıkla kırılabilmesine neden olmaktadır.

Büyüme esnasında kemik birikimi için yeterli kalsiyum alınmalı, normal östrojen salgılanmalı ve yeterli vücut ağırlığı olmalıdır.

a) Risk faktörleri
Kimlerin bu hastalığa yakalanacağı önceden öngörülememektedir. Ancak hastalığa yakalanma riski aşağıdaki durumlarda artmaktadır:

Yukarıdaki faktörlerden bir ya da birden fazlası sizde var ise osteoporoza yakalanma ve kırık riskinizin olacağını unutmayın.
Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi; büyüme çağında olabildiğince güçlü ve sağlam kemik yapısı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.

b) Öneriler

Öne eğilerek yapılan hareketler omurga kemiklerinde kırılmaya neden olabileceğinden egzersiz sırasında bu hareketlerden kaçınılmalı ve düzgün bir duruş sağlayan sırt kaslarının kuvvetlendirilmesine çalışılmalıdır. Kemiklere yük bindiren; yani vücut ağırlığını kemiklerimize taşıtarak ayakta yaptığımız egzersizler kemiklerimizi uyararak güçlenmesine yardımcı olur.

c) Osteoporoz tanısının konulması
Kemik
Mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü osteoporoz riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2-5 yılda bir tekrarlanır. Tedavi alanlarda yanıtı değerlendirmek içinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Bir yıldan daha kısa aralıklarla yapılmasının yararı yoktur. Kemik ölçümleri hızlı, kolay yapılabilen testlerdir. Son zamanlarda daha ucuz ve basit olan ultrasonografi gibi kemik ölçüm yöntemleri de kemik tarama çalışmalarında kullanılmaktadır.

d) Tedavisi
Tüm hastalıklarda olduğu gibi osteoporozda da hastalıktan korunmak öncelikli amaç olmalıdır. Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır.
Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur.

İlaç dışı yaklaşımlar kapsamında:

Osteoporoz ( Kemik Erimesi)

Osteoporoz ( Kemik Erimesi) Benzer Yazılar

26 Kasım 2010 Cuma

GEBE ULTRASON HAMİLE GEBE OBSTETRİK ULTRASON RENKLİ AYRINTILI DTAYLI İKİNCİ DÜZEY AYRINTILI DOPPLER CANLI DÖRT VE ÜÇ BOYUTLU CD DVD KAYITLAR RENKLİ BEBEK RESİMLERİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY PENDİK 0-216-5218836 0-216-6423432

http://www.goruntulememerkezi.com/

http://www.goruntulememerkezi.com/

http://www.radistanbul.com/

http://www.ikinciduzey.com

http://radistanbul.blogspot.com

adreslerinde güncel bilgiler barındıran RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİMİZ , merkezi ÜMRANİYE'de bulunan üç şubemizde halkımıza erişilebilir, sürekli, uygun fiyatlı ve üstün kaliteli görüntüleme hizmetini sunmaktadır. Deneyimli uzman doktorlarca kurulmuş bir şirket bünyesinde ÜMRANİYE, ÇEKMEKÖY ve çok yakında ÜST KAYNARCA PENDİKTE MARMARA ÜNİVERSİTESİ EAH karşısında hizmet vereceğiz. Radistanbul Görüntüleme Merkezi Ümraniye son durakta 4 yıldır hizmet vermektedir. Bünyemizde ultrason, doppler, mamografi, kemik yoğunluğu ölçümü, panoramik ve sefalometrik diş röntgeni cihazları bulunmaktadır.

Tüm İSTANBUL'a başta Anadolu yakası semt ve ilçeleri olmak üzere hizmet sunumu amaçlamaktayız.

RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİNİ DESTEKLEMEKTE VE İNDİRİMLİ HİZMETLERİ UYGUN FİYATLARLA HALKIMIZIN VE AİLE HEKİMLERİMİZİN KULLANIMINA BAŞLATMIŞTIR.

BÜNYEMİZDE SON TEKNOLOJİ ULTRASONOGRAFİ, RENKLİ DOPPLER USG, MAMMOGRAFİ, KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ VE FULL DİJİTAL PANORAMİK VE SEFALOMETRİK PANORAMİK RÖNTGEN CİHAZLARI İLE HİZMET VERMEKTEDİR.


 

RADİSTANBUL ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY PENDİK GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

0-2165218836

0-216-6423432

Radistanbul Görüntüleme Merkezi Ümraniye son durakta 4 yıldır hizmet vermektedir. Bünyemizde ultrason, doppler, mamografi, kemik yoğunluğu ölçümü, panoramik ve sefalometrik diş röntgeni cihazları bulunmaktadır.


 


 


 

http://www.goruntulememerkezi.com/


 

GEBELIKTE ULTRASONOGRAFI


 

OBSTETRIK ULTRASONOGRAFI incelemesi, gebelerde bebegi incelemeye yönelik yapilan incelemenin adidir.


 

Zamanimizda ultrasonografi aygitlarinin yayginlasmasi sonucu gebelik izlemeleri sirasinda ultrasonografi incelemesi rutin bir inceleme seklini almistir. Anne karnindaki bebegin saglik durumu hakkinda ayrintili bilgiler elde edilmektedir.


 

Ultrasonografi incelemesi, ultrason aletinin prob denilen kisminin anne karninda gezdirilmesi sirasinda alinan verilerin monitör ekranina yansitilmasi ve bu görüntülerin degerlendirilmesi ile yapilir. Bu görüntüleri elde etmek için yüksek frekansli ses dalgalari ( 3 – 12 megahertz ) kullanilir. Bu ses dalgalari degisik dokulardan, farkli sekillerde yansiyarak proba geri dönerler ve bilgisayar yardimi ile görüntüler olusturulur.


 

Gebelikte ultrasonografi yapilmasinin baslica amaçlari sunlardir:


 

   •  Gebelik tanisinin konulmasi


 

   •  Gebelik haftasinin kesin olarak saptanmasi


 

   •  Gebeligin tekil mi, çogul mu oldugunun saptanmasi


 

   •  Bebegin gelisiminin, son adet tarihi ve rutin izlemeler ile uyum gösterip göstermediginin arastirilmasi


 

   •  Bebegin agirliginin yaklasik olarak hesaplanmasi


 

   •  Plasentanin ( anne esinin yerinin saptanmasi, görünümünün degerlendirilmesi


 

   •  Amniyon sivisinin miktari ve özelliklerinin incelenmesi


 

   •  Bebek kan dolasiminin, bebege giden kan akiminin degerlendirilmesi


 


 

OBSTETRİK RENKLİ CANLI 4 BOYUTLU ULTRASONOGRAFİ

Ultrasonografi aygıtlarının tıbbin hizmetine girdiği 1950'li yıllardan bugüne kadar geçen sürede teknolojik yenilikler ile büyük atılımlar yapılmıştır.
Obstetrik ultrasonografi alanındaki en son atılım ise birkaç yıl önce kullanıma giren, belli merkezlerde bulunan, 4 boyutlu görüntü veren ultrasonografi aygıtları olmuştur.
Kullanılan teknolojide bilgisayar yazılımları sayesinde bebeğe ait görüntüler eş zamanlı olarak anında 3 boyutlu olarak monitöre yansımaktadır. Bu nedenle 3. boyuta zaman kavramı da eklendiği için 4 boyutlu olarak adlandırmaktayız.
4 Boyutlu ultrasonografı incelemesinde; diğer yöntemler ile incelemesi çok zor olan bebeğin dış yüzey anatomisi mükemmele yakın görüntüler ile izlenir. Ayrıca bebekte yarık damak-dudak ve omurga anomalileri ( spina bifida gibi ) daha kolay tanımlanır


 


 


 

Ultrasonografi cihazının genel özellikleri ve çalışma prensibi:

Ultrason cihazı monitör, prob, anabirim olmak üzere üç ayrı bölümden

meydana gelir.

Prob, incelenmek istenen bölgenin üzerine yerleştirilen alettir.

Bölgenin üzerine ya da prob üzerine sürülen jel vasıtasıyla probun

hem daha iyi görüntü elde etmesi hem de bölge üzerinde daha kolay

gezdirilmesi sağlanır.

Problar incelenen bölgeye ultrasonik (sesötesi, yani insan kulağının

duyabileceği seslerden çok daha yüksek frekanslı) ses dalgaları

yollarlar. Bu ses dalgaları dokular arasından geçerek derinlere

kadar ilerler. Dokunun özelliklerine göre ses dalgalarının

ilerlediği derinlik farklıdır. Ses dalgası ilerleyebileceği en uç

noktaya çarptığında geri döner. Bu dönüş ultrasonun anabiriminde

algılanır ve buraya geri dönen ses dalgaları topluca işlenerek

eşzamanlı bir görüntü ortaya çıkar, bu da monitörde izlenir. Bu

görüntüye ultrason görüntüsü adı verilir.

Ultrason sabit görüntüsü printer vasıtasıyla kağıda aktarılabilir,

ya da tüm eşzamanlı görüntüler bilgisayar veya video gibi kayıt

sistemlerine aktarılabilir.

Ultrasonun görüntüleme yöntemleri arasında en avantajlı yönü

eşzamanlı görüntü sağlayabilmesi ve iyonize edici ışınlardan yoksun

olmasıdır. Ses dalgalarıyla çalıştığı için şu ana kadar canlı doku

üzerine zararlı bir etkisi saptanmamıştır.

Gebeliğin incelenmesinde iki ayrı ultrason probu kullanılır. Biri

karından inceleme yapılan abdominal prob, diğeri ise vajina içine

yerleştirilerek inceleme yapılan vajinal probtur:

vajinal prob

abdominal prob


 


 

Vajinal probun abdominal proba göre en önemli avantajı pelvis içinde

yeralan kitleleri (over kisti, uterus myomları) ve erken dönem

gebeliklerini çok daha net gösterebilmesidir. Vajinal probla

inceleme için mesanenin dolu olması gerekmez, aksine iyi bir

inceleme için mesanenin boş olması tercih edilir.

Vajinal prob gebelikte sıklıkla kullanılır. Erken gebelikte, mol

gebeliğinde ya da dış gebelikte henüz abdominal probla saptanamayan

patolojileri 10 gün kadar önce saptayabilir. Gebelik üzerine hiç bir

olumsuz etkisi yoktur ve düşük nedeni değildir.

Abdominal (karından uygulanan) prob ise genellikle gebeliğin ikinci

trimesterinden itibaren kullanılır.


 


 

Gebelikte yapılan ultrasonografi incelemesiyle ne gibi veriler elde

edilebilir?

1. Erken gebelik döneminde yapılan ultrasonografi gebeliğin

haftasını son adet tarihinden daha hassas bir şekilde

belirleyebilir. 14. gebelik haftasına kadar yapılan baş-popo

mesafesi (BPM) ölçümlerinin gebeliğin süresini belirlemedeki hata

payı yanlızca ±3 gündür.

2. Dış gebelik, mol gebeliği, bozulmuş gebelik, bebeğin karında

ölmesi gibi durumlar erken gebelik döneminde yapılan

ultrasonografiyle saptanabilir.

Daha önceden uterus içinde sağlıklı bir bebeği olduğu saptanan ve

kanama geçiren bir anne adayında uterusun içinin boşaldığının

gözlenmesi düşük tanısını koydurur.

3. Gebelikle birlikte varolan patolojik durumlar (over kistleri ya

da uterus myomları gibi) özellikle erken gebelik döneminde yapılan

ultrasonografiyle kolaylıkla saptanabilir. Bu durumların gebelik

üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle tanısı ve izlenmesi

büyük önem taşır.

4. İkiz ya da diğer çoğul gebelik şekilleri erken gebelik

dönemlerinden itibaren ultrasonografide rahatlıkla saptanabilir.

5. 16.-22. gebelik haftaları arasında yapılan ultrasonografide

bebeğin "tepeden tırnağa" incelenmesi ve mevcut büyük anomalilerin

ortaya konması mümkündür. Bunlar arasında anensefali (bebeğin beyin

dokusunun olmaması) gibi yaşamla bağdaşmayan anomaliler, bebeğin

ileriki yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek anomaliler (omfalosel

ve gastroşizis gibi karın duvarı defektleri, idrar yollarındaki

tıkanıklıklar, hidrosefali (beyin dokusu içinde sıvı birikmesi)

saptanabilir. Yine bu dönemlerde yapılan ultrasonografide bebeğin

cinsiyeti belirlenebilir.

Bu gebelik döneminden sonra da gebeliğin herhangi bir döneminde

bebekte anomali saptanması mümkün olabilir.

Bebeğin amnios sıvısının az ya da çok olduğunun belirlenmesi de yine

bebekte bir neden bulunamasa ve belirgin bir anomali gözlenmese de

daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir ve bebeğin doğum sonrası bazı

minör anomaliler yönünden değerlendirilmesi gerektiğine işaret

edebilir.

6. Gebeliğin herhangi bir döneminde saptanan bazı anomaliler bebeğe

daha ileri tanı yöntemleri uygulanması için yol gösterici olabilir:

bebekte ense kalınlığının arttığının saptanması, hidrosefali (beyin

içinde su toplanması) saptanması, boyunda kistik kitle saptanması ve

diğer bazı anomalilerde bebekte bir kromozom anomalisi varlığını

ortaya koymak için amniosentez ya da kordosentez gibi ileri

incelemelere başvurmak gerekebilir.

7. Bebeğin intrauterin gelişimi ultrason ile izlenebilir:

İntrauterin gelişme geriliği (IUGG) tanısı konabilir, ya da tanının

şüpheli olduğu durumlarda seri ultrasonlarla bebeğin gelişimi

izlenebilir. İUGG tanısının konmuş olması bebeğin iyilik halinin

değerlendirilmesinin gerekli olduğuna işaret eder.

Bebeğin gelişiminin gebelik haftasına göre aşırı olduğunun

saptanması (iri bebek) ise anne adayında diabet olduğuna işaret

edebilir ve bu konuda ayrıntılı incelemeler gerekebilir.

8. İUGG, EMR (Erken membran rüptürü), miad geçmesi, preeklampsi gibi

durumlarda bebeğin amnios sıvısı volümü (ASV) bebeğin uterus içinde

kalmasının mümkün olup olmadığı konusunda yol gösterici olabilir.

İleri derecede ASV azalmalarında beklemek yerine bebeğin

doğurtulması bebeğin hayatını kurtarabilir.

9. Fetal iyilik halinin değerlendirilmesinde amnios sıvısı volümü

(ASV) hem tek başına hem de biyofizik profil incelemesinin bir

parçası olarak önemli bilgiler verir.

10. İkiz ve çoğul gebeliklerde bebeğin uterus içindeki konumu (yan

duruş, makat duruş gibi) bebeklerin doğum şekline karar vermede

önemli bilgiler verir.

11. Klinik muayene ile bebeğin geliş şeklinin anlaşılamadığı

durumlarda ultrason baş gelişi, makat gelişi ya da yan duruş

hakkındaki bilgileri net olarak verir.

12. Plasentanın doğum kanalını tıkaması durumunda vajinal doğum

imkansızdır. Rutin bir incelemede ya da kanama ile başvuran bir anne

adayının incelemesinde plasentanın durumu gebelikte kanamanın nedeni

hakkında önemli bilgiler verir.

13. Bebeğin yaşayıp yaşamadığı ultrasonografide kalp atışlarının

gözlenmesiyle anlaşılabilir. Ancak bebeğin iyilik halini belirlemek

için daha ileri incelemeler yapılır.

14. Son adet tarihini net olarak hatırlamayan ve/veya erken gebelik

döneminde ultrasonografisi yapılmamış anne adaylarında gebelik

haftası ultrason ile tahmin edilebilir. Ancak gebelik haftası

ilerledikçe ultrasonun bu konuda hata yapma olasılığı da artar.

Erken gebelik dönemindeki ± 3 günlük hata payı son trimesterde (son

üç aylık dönemde) ±3 haftaya kadar çıkabilir!

15. Herhangi bir dönemde yapılan incelemede bebeğin tahmini kilosu

belirlenebilir. Bu tahmini ölçümler özellikle klinik olarak iri

bebek bulgusu olanlarda vajinal doğumun mümkün olup olmadığı

konusunda yol gösterici olabilir. Miadında bir bebekte tahmini kilo

belirlenmesinin ±400 grama kadar varabilen hata payı olabilir.

Üç boyutlu ultrasonografi:

Üç boyutlu ultrasonografi son yıllarda geliştirilmiş bir

ultrasonografidir. Çalışma prensibi geleneksel ultrasonla aynıdır.

Üç boyutlu görüntü bilgisayarın bebeğin çeşitli yönlerinden alınan görüntüleri verir.


 


 


 


 


 


 


 

RADİSTANBUL ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY PENDİK GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

0-2165218836

0-216-6423432

Radistanbul Görüntüleme Merkezi Ümraniye son durakta 4 yıldır hizmet vermektedir. Bünyemizde ultrason, doppler, mamografi, kemik yoğunluğu ölçümü, panoramik ve sefalometrik diş röntgeni cihazları bulunmaktadır.

Kurumumuzda yapılan tetkikler;

Radyoloji veya radyodiagnostik veya halk arasında eskiden kullanılan

şekliyle röntgen doktorluğu, hastalıkların tanısı için yıllardır hizmet

veren bir tıp alanıdır. Yirmi yıl öncesine kadar sadece röntgen

cihazlarıyla verilebilen bu hizmet, artık çok çeşitli ve gelişmiş aletler

kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Radyolojinin tıbbın en hızlı

ilerleyen dalı olduğu söylenebilir. Hızlı gelişmeyle birlikte bir çok yeni

kavramda karşımıza çıkmaya başlamış ve insanların kafalarında soru

işaretleri oluşmasına neden olmuştur.

Bu sayfanın amacı, radyoloji konusuyla direk ilişkisi olmayan insanları

bilgilendirmek, kafalarında oluşan sorulara kolayca ulaşabilecekleri bir

bölüm oluşturmaktır.

Mammografi

Ultrasonografi

Doppler Ultrasonografi

Hangi radyolojik incelemeyi yaptırırsanız yaptırın, yanınızda eski

incelemelerinizi götürmeyi unutmayın. Radyoloğunuzu ne kadar

bilgilendirirseniz, alacağınız verim o kadar çok olacaktır.

Ayrıntılı bilgiler elde etmek istiyorsanız


 


 

MAMMOGRAFİ

Mammografi meme dokusunun röntgen ışınlarıyla görüntülenmesidir. Genel

amaçlı radyoloji tüplerinde değişiklikler yapılmayı, bunun sonucunda

hastanın daha az radyasyon alması sağlanmıştır. Kullanılan cihaza bağlı

olarak otururken veya yatarken memenin değişik yönlerden görüntüleri

alınır. Çekim esnasında memenin komprese edilmesine bağlı rahatsızlık

hissi oluşabilir.

Mamografi belli yaştan sonra tarama testi olarak, memede bir kitle ele

geldiğinde, meme başında akıntı görüldüğünde, meme başının çekintiye

uğramasında, meme derisindeki değişikliklerde, meme biopsisinde

lokalizasyon amacıyla kullanılabilir.

Kadınların 70 yaşına kadar %13'nde meme kanseri çıkma riski bulunmaktadır.

Meme kanseri erken teşhis edilirse büyük oranda (%80-90 arası) tedavi

edilebilir. Bu nedenle mamografinin meme kanserinin erken teşhisinde bir

tarama testi olarak önemi büyüktür. Amerikan Kanser Derneği 40-49 yaşları

arasında 2 yılda bir, 50 yaşın üzerinde her yıl mamografi çekilmesini

önermektedir.


 


 


 


 

ULTRASONOGRAFİ (USG) (US-Ultrasonografi)

Ultrason, insan kulağının işitemiyeceği kadar yüksek frekanslı ses

dalgalarını kullanarak iç organları görüntüleyen bir tanı yöntemidir.

Ultrasonda radyasyon kullanılmaz. Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde

rahatlıkla kullanılabilir. Cihazdan gönderilen ses dalgaları, hasta

vücudundan yansıdıktan sonra gene aynı cihaz tarafından algılanır. Yansıma

farklılıkları organdan organa değişir. Bu nedenle farklı yansımaların

olduğu yapılar, farklı görüntüler verirler. Normal yapılar içindeki bir ur

ya da kist, ses demetlerini farklı yansıttığı için farklı yapıda gözlenir

ve tanı konulur. Görüntü oluşturulması sırasında "prob" hasta vücudunda

gezdirilirkrn, altında kalan bölümün kesit görüntüleri, hareketli organlar

gibi ekranda kayar. Bu esnada radyolog tanı koyar. Elde edilen

görüntülerin tanıda çok fazla bir katkısı yoktur. US işlemi, ihtisasları

süresince yaklaşık 1 yıl eğitimini alan radyologlarca yapılır.

Ultrason hangi amaçlarla (endikasyonlar) yapılır ?

Ultrason çoğunlukla karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler,

mesane, yumurtalıklar ve rahim gibi karın içi organların görüntülenmesi

için kullanılır. Ultrason çekilmesi için başvuran hastaların en sık

şikayeti karın ağrısıdır. Karaciğer ve dalak gibi karın içi organların

büyümesi, safra kesesi ve böbrek taşları, apandisit, yumurtalık kistleri

ve karın içindeki tümörler ultrason ile teşhis edilebilen hastalıklardan

bazılarıdır.

Ultrason çekilmesi için hazırlık gerekir mi ?

Karın içindeki organların ultrasonu için hastanın aç karna olması gerekir.

Ayrıca mesane, yumurtalıklar ve rahimin incelenmesi içn hasta idrarına

sıkışık olmalıdır. Bunun dışında başka bir hazırlık gerekmez.

Ultrason nasıl çekilir ?

Hasta sırtüstü yatar. Cilt üzerine jel sürülür. "Prob" adı verilen cihaz

ile karın içindeki organlar cilt üzerinden incelenir.

Yan etkileri nelerdir?

Bugüne kadar gebelikte ve diğer incelemelerde gösterilebilen bir yan

etkisi yoktur.


 


 


 

ÜÇ BOYUTLU (3D) ULTRASON


1)GENEL BİLGİLER
:

Ultrasonografi teknikleri ve görüntülerin kalitesinde elde edilen büyük gelişme,  1990 ların ikinci yarısından itibaren, gelişen  elektronik-bilgisayar teknolojisinin  ultrasonografi ile birlikte kullanılmasıyla yepyeni bir boyut kazanmıştır. Dijital ultrasonografinin ardından  üç boyutlu ultrason görüntülerinin elde edilmesiyle, tüm dünyada özellikle,  gebelik takibinde üç boyutlu ultrasonografi kullanımı hızla yaygınlaşmıştır. Bunda üç boyutlu görüntülerin hekimlerin farklı problemleri teşhis edebilmesinde (tanısal-diagnostik katkı)  sağladıkları katkının yanında  özellikle bebeklerini görme heyecanı içinde olan anne baba adaylarının  istekleri de (psikososyal katkı) büyük rol oynamıştır.


İlk üç boyutlu ultrason görüntüleri 1980 lerin başında elde edilmesine karşın, bu konudaki en önemli gelişme, 1986 yılında  Japonya'da 2 boyutlu  ultrasonografi görüntülerini bir mini işlemciyle 3 boyutlu hale getiren  Kazunori Baba'nın çalışmaları sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu görüntülerin elde edilmesi için 2 boyutlu görüntülerin işlenmesi yaklaşık 10 dakikalık bir süre gerektirmekteydi. Bugün ise eş zamanlı olarak 3 boyutlu görüntüleri elde edebileceğimiz bir teknolojiye sahibiz. Çoğu kez kafa karıştıran bir terim olan ''dört boyutlu ultrasonografi''  ile eş zamanlı üç boyutlu ultrasonografi kastedilmetedir. Dördüncü boyut çoğu kez de kabul edildiği dibi zamandır. Bunu normal kameranın yaptığı çekimle karşılaştırabiliz. Anne karnındaki bebek haraket ettiğnde, bunu sanki bir kamerayla çekiyormuş gibi eş zamanlı olarak kaydetmekteyiz.

Üç Boyutlu (3D) Ultrasonun Avantajlı Yönleri

3D Ultrason cihazları ile çok erken döneminde cinsiyet tayini, yarık damak, yarık dudak gibi yüz anomalileri, eksik parmak veya eğri ayak-el gibi ekstremite anomalileri, bel açıklığı (spina bifida ) veya beynin fıtıklı kesesi (ensefalosel) gibi beyin ve omurilikten kaynaklanan rahatsızlıkların erken tanısı konulabilmektedir.
Diğer taraftan geleneksel iki boyutlu ultrasonografide bebeğin el ve ayak parmaklarını tam anlamı ile değerlendirebilmek her zaman mümkün olmayabilir.
Ense kalınlığı ölçümüyle görülen "mongolizm" (Down sendromu-trizomi 21) 3D ultrason sayesinde 3. ayda taranabilmektedir.
Bu nedenlerle üç boyutlu ultrasonlar geleneksel- standart 2d ultrasonlara göre tercih edilmektedir. 

Yine, üç boyutlu ultrasonlar ile çiftlerin ayrı bir mutluluk ve farklı bir heyecanla bekledikleri ikiz, üçüz bebeklerin  gelişimi de daha net bir şekilde izlenebilmektedir.

3D ultrasonlar geleneksel iki boyutlu inceleme özelliğinin yanı sıra, hem renkli Doppler, hem de 3. boyut özelliğini birlikte içermesi ile bebek heyecanına kapılan ailelere üçüncü aydan (14. haftadan itibaren) itibaren cinsiyeti öğrenme ve renkli fotoğraflarını alma fırsatı tanımaktadır.

Siyah beyaz ve 2 boyutlu ultrasona göre anne karnındaki bebeğin hem bir buçuk ay daha önce görüntülenmesine, hem de net fotoğraf kalitesindeki renkli görüntüsünü elde etmeye olanak sağlayan 3 boyutlu (eş zamanlı) renkli ultrason, anne babaların hamileliğin 3. ayından itibaren bebeklerinin fotoğrafına kavuşmalarını sağlamaktadır. 

Tüm bu özellikleri  ile 3 boyutlu ultrason ailelere  bebeklerinin sağlık durumundan sonra, en fazla kime ve neye benzediğini merak ettikleri için, çekimler sırasında eli, ayağı, burnu, yüzü gibi detayları yorumlama ve bebeği birilerine benzetmeye çalışma gibi hoş anlar yaşatmakta ve hamilelik sürecindeki heyecanın güzel anılara dönüşmesini sağlamaktadır. Ayrıca bu görüntüler tek resimler halinde fotograf kağıdına veya uzun görüntüler halinde DVD VE CD ' ye kaydedilmekte, ilerde tekrar bakmak için hoş bir anı olarak saklanabilmektedir.


 

DOPPLER ULTRASONOGRAFİ

Doppler Ultrasonografi yöntemi ile bir organın veya damarının kan akımını

inceleyebiliriz. Kan akımının miktarı, akımı engelleyen yapı varlığı,

akımın normal yönde olup olmadığı değerlendirilebilir. Akan kan, kırmızı

ya da mavi renk şeklinde gözle görülebilir. Akan kanın miktarı ile ilgili

ölçümler yapılabilir. Bu esnada cihazdan kalp atışlarına benzer sesler

duyulur. Cihazın çalışma prensibi, sesin hareket eden yapılardan yansırken

frekans değişikliği göstermesidir. Doppler incelemeleri, normal

ultrasonografi cihazları ile yapılır. Ancak bunlarda farklı bilgisayar

donanımı mevcuttur.

Doppler Ultrasonografi incelemesi, Doppler ultrason cihazına bağlı bir

prob yardımıyla ve incelenecek organ ya da damar üzerine jel sürülerek

gerçekleştirilir. Jeller, probun hava ile temasını önler ve gönderilen

sesin daha derin dokulara ulşmasını sağlar.

Doppler Ultrasonografi incelemesi ile :

Kol ve bacak damarları,

Karaciğeri besleyen damarlar

Böbreği besleyen damarlar

Boyun damarları

Gebelerde, anneye ve fetuse ait damarlar

Erkeklerde testisleri besleyen damarlar

Gözü besleyen damarlar;

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan bir kitlenen damarlanması

incelenebilir.

İnceleme öncesinde önemli bir hazırlık gerekmemektedir. Ancak karın

içindeki bir organ (karaciğer, böbrek v.b.) incelenecek ise hastanın aç

olması, oluşabilecek gazı engelleyerek incelemenin daha kaliteli

gerçekleşmesini sağlar. Bu nedenle karın bölgesindeki damarların

incelenmesi için 1 aya kadar çocuklarda emzirme süresi kadar, 5 yaşına

kadar çocuklarda 4 saatlik, 10 yaşına kadar olanlarda 6 saatlik ve

büyüklerde 12 saat açlık gereklidir. Bu süre içerisinde sigara dahil hiç

bir şey yenilip içilmez. Karın bölgesi incelemeleri dışında önceden bir

hazırlık gerekmemektedir. İnceleme sırasında gözlük, saat, metal eşya gibi

cisimlerin çıkartılması gerekmez. Ancak incelenecek bölgenin, probla temas

alanının sağlanması için açıkta olması gerekir. Bu nedenle hasta masaya

yattığı sırada, o bölgedeki giysiler soyundurulur.

İnceleme sırasında, karın bölgesinin iyi incelenmesi için hastadan

nefesini tutması istenir. Bunun için derin nefes aldıktan sonra

olabildiğince hareketsiz kalıp, nefesi vermemek gerekir. Bu süre kişiye

göre değişmekle birlikte ortalama 15-50 saniyedir.

Doppler Ultrasonografi incelemesi, tıpkı Ultrasonografi incelemesinde

olduğu gibi radyasyon içermeyen bir tanı yöntemidir. Yanlızca ultrason

enerjisi (yüksek frekanslı ses) kullanılır. Ultrason enerjisi, vücuttaki

dokularla etkileşir. Bu etkileşim, dokuların ısısını artırmak şeklindedir.

Isı artımı 1.5ºC olabilir. Özellikle anne karnındaki fetüslerde ısı

artımının 41ºC'yi geçmesi zararlıdır. Ancak, tanı amacıyla kullanılan

sınırlarda bu kadar yüksek ısı artımı oluşmaz. Oluşmasına neden olabilecek

inceleme şekillerine karşı radyologlar zaten eğitim almaktadır. Gebelikte

uygulanan Doppler incelemelerinin, çocuk doğduktan sonraki davranış ve

okul başarısına olumsuz etkisi gösterilememiş, kansere neden olduğu

konusunda bir bulgu bugüne kadar ortaya çıkmamıştır.

İnceleme sırasında damar içine ilaç verilmemektedir. Ancak, son yıllarda

özellikle karın içindeki gaza bağlı veya herhangi bir nedenle net

izlenemeyen damarların incelenmesinde; damarları daha ayrıntılı ortaya

çıkaran ve herhangi bir yan etkisi olmayan ilaçlar da kullanılmaya

başlanmıştır. Bunlara "ultrason kontrast maddesi" adı verilmektedir.

Prob

Kan akımı ölçülmek istenen organ ya da damar üstüne yerleştirilen ve

doppler ultrason cihazına bir kablo ile bağlı bölüm

Kol ve bacak damarları

Atar ve toplar damarlardaki kireçlenme plaklarına bağlı oluşan darlık,

pıhtı oluşumları ve toplar damarlarda yetmezlik (varisler) olup

olmadığının saptanmasını sağlar. "Üst/alt ekstremite arteriyel ve/veya

venöz Doppler" incelemesi adını alır.

Karaciğeri besleyen damarlar

Siroz v.b. hastalıklarda karaciğeri besleyen damarlarda meydana gelen

değişiklikleri incelemek için kullanılır. "Portal Doppler" adını alır.

Böbreği besleyen damarlar

Diabet, hipertansiyon vb hastalıklarda böbreği besleyen damarların ne

düzeyde etkilendiğini saptamak için kullanılır. "Renal Doppler" adını

alır.

Boyun damarları

Boyunda, beyine giden ana atar damar ile dallarında kireçlenme plaklarına

bağlı oluşan darlıkları ya da beynin arka kesimini besleyen damarların

akım miktarını saptamak için kullanılır. "Karotis ve vertebral sistem

Doppler" adını alır.

Gebelerde, anneye ve fetuse ait damarlar

Son adet tarihine göre gelişme geriliği şüphesi olan fetüslerde,

hipertansiyonu olan gebelerde kan akımının hızı ve özelliği incelenerek

olası anomaliler saptanır. "Obstetrik ve jinekolojik Doppler" adını alır.

Erkeklerde testisleri besleyen damarlar

Testisleri besleyen damarlarda meydana gelen düzensiz genişlemeler

damarlardaki yetmezliğe bağlıdır ve erkeklerde kısırlığın önemli bir

sebebidir. Bu damarlara yönelik yapılan incelemede toplar damarlardaki

olası yetmezlik (varisler) saptanabilir. "Skrotal ya da testis Doppleri"

adını alır.

Gözü besleyen damarlar

Diabet, hipertansiyon vb hastalıklarda göz damarlarında meydana gelen

değişikleri saptar. "Göz Doppleri" adını alır.

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan bir kitlenen damarlanması

Bir kitleyi (uru) besleyen damarların olup olmaması o kitlenin iyi huylu

ya da kötü huylu olduğunu saptamada önemli bir kriterdir. Kitlenin çok

kanlanması bu kitlenin habis özellik taşıdığının bir göstergesidir.

"Kitleye yönelik Doppler" şeklinde adlandırılır.


 


 


 


 


 


 


 

www.radistanbul.com

www.goruntulememerkezi.com

www.ikinciduzey.com

Tüm batın, üriner sistem, pelvik, troid ultrasonlarına ek olarak gebelerde 2. Düzey ultrason, gebelik ultrasonu, 3d 4d boyutlu ayrıntılı ultrason çekimleri, mamografi, kemik dansitometri, osteoporoz testi,tüm renkli doppler ve tüm ultrsonografik incelemeler

Doğuma Genel Bakış

Bir Çocuk Yetiştirmek

Eşlerin Muayenesi

Kadında Aylık Çevrim

Fertilizasyon

Kalıtsal Tehlikeler I

Kalıtsal Tehlikeler II

Kısırlık = Sterilite

Kısırlık Araştırmaları

Evlat Edinme

Gebelik Belirtileri

Gebeliğin Tespiti

Bebeği Bekleyiş

Doktor Muayenesi

Gebelikle Yeni Sorunlar

İlk Üçayda Vücuttaki Değişiklikler

İlk Üçayda Beslenme

Gebelikte Sağlık ve Bakım

Gebelikte İlaç Kullanımı

Gebelikte Bulaşıcı Hastalıklar

Kendiliğinden Düşük

İkinci Üçaylık Dönem

İkinci Üç Aylık Dönemin Sorunları

İkiz Gebelik

Doğuma Hazırlık

Son Üçayda Vücuttaki Değişiklikler

Emzirmeye Hazırlık

Son Üçayda Sorunlar

Gebelikte Özel İncelemeler

Ultrasonografi

Amniyoskopi

Amniyosentez

Biyofizik ve Biyokimyasal Kontroller


 


 


 


 


 


 


 


 

Gebelik Hesaplayıcısı


 


 

Yavrunuzun Sağlığı İçin

Babaya Öneriler

Sağlık Muayenesi

Gebelik Testi Öyküsü

Çiftin Kısırlığa Tepkisi

Gebe Kalmak / Önlemek

Varolduğunu Öğrendiğim Zaman

Düşük

Pratik Öneriler

Gebelik ve Jimnastik

Gebelik ve Cinsel Yaşam

Frengi ve Verem


 


 


 


 


 


 

Anne ve Çocuk Beslenmesi :

Anne Karnında

Doğumdan 6. Aya

7 - 12. Aylarda

1 - 3 Yaşlarda

4 - 6 Yaşlarda

Özel Durumlarda


 


 


 


 


 


 


 

İKİNCİ DÜZEY FETAL ULTRASONOGRAFİDE


 

  1. ANENSEFALİ
  2. ENSEFALOSEL
  3. SPİNA BİFİDA
  4. MENENGOSEL
  5. MİYELOMENENGOSEL
  6. DANDY WALKER MALFORMASYONU
  7. CHOROİD PLEKSUS KİSTİ
  8. ARAKNOİD KİST
  9. HİDROSEFALİ
  10. GASTROSCHİSİZ
  11. OMFALOSEL
  12. FETUS PAPİRACEUS
  13. ÇOĞUL GEBELİK
  14. FETAL ASİT
  15. POLİHİDROAMNİOS
  16. OLİGOHİDROAMNİOS
  17. RENAL ANOMALİLER
  18. SSS ANOMALİLERİ
  19. EKSTREMİTE ANOMALİLERİ
  20. KRANYAL ANOMALİLER
  21. MEGAURETER
  22. UPJ OBSTRUKSİYONU
  23. BARSAK ATREZİLERİ
  24. DUDENAL ATREZİLER
  25. KALP ANOMALİLERİ BOŞLUKLAR
  26. VB ANOMALİLER ARAŞTIRILMAKTADIR.


 

Ekstremitelerde arterial ve venöz doppler, karotis vertebral doppler, renal arter doppleri, gebelik doppleri de dahil olmak üzere tüm doppler uygulamaları,

KISA BİLGİLER


 

RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ

Vücuttaki damarlar içerisinde akan kanı görüntüler. Ağrısız bir tanı yöntemidir. Prob adı verilen bir alet incelenecek damarın üzerindeki ciltte gezdirilir. Prob ses dalgalarını vücuda gönderir ve yansıyan ekoları tekrar alır. Bilgisayar aracılığı ile organlardan yansıyan ses dalgaları görüntü haline dönüştürülür. Damarlar içerisinde akan kan hücrelerinden yansıyanlar 'Doppler etkisi' oluşturur. Bu olay sabit duran bir kişiye yaklaşan ve yanından geçerek ondan uzaklaşan ambulansın sireninin kulağımızda bıraktığı etkiye benzer. Aynı şekilde proba yaklaşan ve uzaklaşan kan hücrelerinden yansıyan ses dalgaları damarların farklı renklere boyanmasına neden olur. Böylece vücutta normalde ters yönde akım içeren atar ve toplar damarlar birbirinden ayırtedilebilir.


 

Ne İşe Yarar?

Renkli Doppler ultrasonografi ile vücudumuzun hemen her bölgesinde arter ve venlerdeki hastalıklar tanınabilirler.


 

Ultrason Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kan damarlarınızın incelenmesi için renkli Doppler ultrasonografi tetkiki yaptıracaksanız ultrason ile ilgili bilginiz olmasına veya geçmişte bu tetkiki yaptırmış olmanıza rağmen hala sorularınız olabilir. Bu sorular Amerikan Ultrasonografi Enstitüsü (AIUM) nün yayımlanmış verileri göz önüne alınarak cevaplandırılmaya çalışılmıştır.

Ultrason Nedir?

Ultrason insan kulağının duyamayacağı yükseklikte frekansa sahip ses dalgasıdır. Cildin üzerinde gezdirilen bir prob yardımıyla vücuda gönderilen ses iç organlardan geri yansır. Yansıyan dalgalar (ekolar) prob tarafından tekrar alınır ve elektronik bir cihaz yardımıyla iç organların ekranda izlenebilen görüntüleri haline dönüştürülür. Bu tip ultrason 2D veya iki-boyutlu ultrason olarak adlandırılır. Devamlı olarak değişen bu görüntüler videokasete veya film kağıdına kaydedilebilir.

Renkli Doppler Ultrason Nedir?

Kan akımını değerlendirmek için kullanılan özel bir ultrason tipidir.

Geri dönen ekoların oluşturduğu görüntüler küçük monitörden izlenir. Ayrıca hareket eden kanın yansıttığı, geri dönen ses dalgaları cihazdaki hoparlörlerden duyulabilir. Bu sesler ağaçlara çarpan rüzgarın sesine benzer. Doktorun ekranda görüntüleri daha rahat görebilmesi için incelemenin yapıldığı oda işlem sırasında karanlıktır.

Klinikte kullanılan birkaç çeşit Doppler ultrason tipi vardır:

1. Devamlı Dalga renkli Doppler Ultrason: Kan damarlarındaki akım hakkında bilgi sağlamak için ses dalgalarının amplitüdündeki değişiklikleri kullanır. Tetkiki yapan hekim daralmış bir bölgeden geçen kan akımını değerlendirmek için probun oluşturduğu sesleri dinler. Ses farklılıklarına gore tanıyı koyar.

2. Dupleks Doppler Ultrason: Dupleks Doppler ultrason kan damarlarının ve damarları çevreleyen organların görüntüsünü almak için standart ultrason yöntemlerini kullanır. Ayrıca bir bilgisayar Doppler seslerini, incelenen damardaki kan akımının hızı ve yönü hakkında bilgi veren grafiklere çevirir. Bu tip Doppler ultrasonla vücut içindeki yapıları görmek ve bu yapıların içindeki kan akımını değerlendirmek aynı anda mümkün olur. Bunu gerçekleştirmek için ultrason makinası aynı anda iki ultrason yöntemini birlikte kullanır. Sadece damardaki kan akımının değerlendirilmesi isteniyorsa dupleks Doppler ultrason kullanılır.

3. Renkli Doppler Ultrason: Kan damarlarının içerisinde akan kanı temsilen bir bilgisayar Doppler seslerini kan damarlarının görüntüleri üzerine düşürür. Damardaki kan akımının hız ve yönünü temsil eden renkler biçimine çevirir.

4. Power Doppler Ultrason: Power Doppler ultrason akan kana renkli Doppler ultrasondan 5 kat daha duyarlı olan tekniktir. Power Doppler ultrason standart renkli Doppler ultrason yöntemiyle çok zor veya imkansız olan görüntüleri elde edebilir. Ayrıca, power Doppler ultrason karaciğer, böbrekler, testisler gibi parankimatöz organlarda kan damarlarındaki akımı değerlendirmek için kullanılır.

Doppler Ultrasonografi Neden Yapılır?

Doppler ultrason incelemesi kan damarları ve kanın damarlardan geçişi hakkında çok önemli bilgiler verir. Özellikle atar damar ve toplar damarlardaki problemleri değerlendirmek için çok uygun bir yöntemdir. Vücudumuzun her yerinde kan damarları olduğundan Doppler ultrason vücudumuzun hemen hemen her yerinde kullanılabilir. En sık kullanılan bölgeler boyun, kalp, karın ve bacaklardır.

Boyunda, renkli doppler ultrason en sık şah damarlarını ve vertebral arterleri (karotis vertebral ) incelemek için kullanılır. Bu damarlar beyine kan taşırlar ve tıkanabilirler. Tıkanma ''inme''ye neden olabilir. Doppler ultrason ile kan akımı ve yönünün doğru olup olmadığı hakkında bilgi edinilir.

Karın bölgesinde, Doppler ultrason başlıca tansiyon yüksekliğini araştırmak amacıyla böbreklerin, siroz gibi hastalıkları değerlendirmek için karaciğerin, dalak karın ağrısı nedenini araştırmak için barsaklara kan taşıyan damarların, tümör içi ya da komşuluğundaki damarların değerlendirilmesinde kullanılır.

Bacaklardaki kan akımının değerlendirilmesinde, atar damarlardaki tıkanıklıkların, toplar damarlardaki pıhtıların yada bacak şişmesinin nedeninin gösterilmesinde temel yöntemdir.

Tetkik Öncesi Hazırlık Gerekir mi? Tetkik Sırasında Ağrı Olur mu?

Çoğu Doppler ultrason incelemesi için hazırlık gerekmez. Karın bölgesini içeren incelemeler için tetkik öncesi 6 saat açlık istenir. İnceleme sırasında kullanılan ve cilde sürülen jel kolayca silinebilmesine rağmen kolay yıkanabilen bir giysi giyilmesi önerilir. İnceleme ağrılı değildir. 

Doppler ultrason incelemesi ortalama 15 – 60 dakika sürer. İşlemin süresi incelenecek vücut bölgesine ve anatomisinin zorluğuna göre değişir. Arteriyoskleroz (damar sertleşmesi) hastalığında damarları değerlendirmek güç olabilir ve tetkik daha fazla zaman alabilir.

Doppler ultrason konusunda uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılır ve değerlendirilir.

Kontrol tetkikleri hastalığın tedaviye cevap verdiğini veya ilerlediğini değerlendirmek için gerekli olabilir.

Bilinen zararlı bir etkisi yoktur. Yıllardır yaygın olarak kullanılan tanısal ultrasona ait bildirilmiş yan etki bulunmamaktadır. Gelecekte ultrasonun olası biyolojik etkilerinin tanımlanması ihtimalinin olmasına rağmen, bugünkü bilgilerimiz ultrasonun hastalara faydalarının, eğer varsa bile, risklerinden daha ağır bastığı yönündedir.


 


 

VARİS NEDİR?

Derimizin altındaki yüzeyel toplardamarların yetmezliğidir. Bir başka deyişle, bacaktaki yüzeyel toplardamarların genişleyerek kıvrıntılı büküntülü bir görünüm alması ve derinin altında görünür olmasıdır. Bunun temel nedeni
de toplardamarların içinde bulunan
kapakçıkların bozulmasıdır.
Varisler deriden gözüken kırmızı, mavi - mor ince ya da parmak kalınlığına varabilen damar genişlemeleri şeklinde görülebilir. Genetik yatkınlığı olanlarda, kadınlarda, ayakta uzun süreli kalmayı gerektiren meslek gruplarında (hekimler, öğretmenler vs) daha sık görülmektedır. Varisi olan kadınların hamilelik dönemlerinde varis şiddeti artabilmektedir.

Günümüzde kapakçıkların bozuk olup olmadığı renkli Doppler ultrasonografi ile kolaylıkla tanınabilmektedir.


 

  • PENİL RENKLİ DOPPLER

    Sertleşme problemi (ereksiyon kusuru-impotans) varlığında penisin kan akımının bozuk olup olmadığına bakılır.  


     

    Ereksiyon Kusuru (İmpotans) Nedir?

    Erkek cinsel organı penis, normal koşullarda yumuşak bir dokudur. Cinsel uyarı karşısında bu bölgeye kan getiren atar damarlarda akım artar. Kanın geriye dönüşünü sağlayacak toplar damarlarda ise kasılma olur. Peniste süngersi cisimler içerisinde hızla biriken kan geri çıkamaz. Bu birikme, penisin şişmesine ve sertleşmesine neden olmaktadır. Erkek cinsel organının cinsel birleşme için gereken sertliğe ulaşamaması impotans, iktidarsızlık olarak isimlendirilir.

    Başlıca Nedenleri Nelerdir?

    İmpotans bir hastalık değildir.
    Bir takım sorunların kendisini ikincil olarak gösterme şeklidir. Günümüzde bu sorun üzerinde ciddi çalışmalar yapılmış ve nedenleri 4 ana grupta belirlenmiştir:

    1.Psikolojik nedenler
    2. Fiziksel nedenler
    3. Hem ruhsal hem fiziksel nedenler
    4. Nedeni bilinmeyenler

    Yaklaşık %85 olguda neden fiziksel (organik) dir. Olguların %10' dan biraz daha fazlası ise psikolojik nedenlidir. Yani bütün sorun kişinin düşüncelerinde saklıdır. %5 kadar olguda neden bilinememektedir. Bir erkekte bir kez impotans görüldüğünde, bunu hep yaşamak korkusu psikolojik nedenli impotansa dönüştürebilir. Eğer bir fiziksel neden bulunamıyorsa psikolojik impotans olduğu düşünülür. Kötü evlilikler, düşük cinsel performans, iş stresi, depresyon impotans nedeni olabilir.

    Her erkek hayatında bir ya da birkaç geçici impotans dönemi yaşar.

    Fiziksel impotans nedenleri arasında Diabetes Mellitus (şeker hastalığı), damar hastalıkları, pelvis bölgesinin ciddi operasyonları, bel kemiği travmaları gelir. Ayrıca;

    Endokrin (hormonal) Nedenler: Ereksiyon için, başta testesteronun etkisine ihtiyaç vardır. Eksikliğinde mutlaka impotans görülmez. Tiroid hormonlarının eksikliği de tam olmayan ereksiyona neden olabilir. Prolaktin hormonunun fazlalığı testesteron yapımını azaltacağından ciddi impotansa neden olabilir.

    Bazı ilaçlar: Östrojenler, anti-androjenler, LHRH analogları, beta blokerler, kalsiyum antagonistleri, MAO inhibitorleri, trisiklik anti-depresanlar da impotans nedeni olabilmektedir. 

    Madde Bağımlılığı İmpotans Yapar mı?

    Alkol, sigara gibi madde bağımlılıkları da impotans konusunda ciddi sorunlar yaratmaktadır.

    İmpotansta Renkli Doppler İnceleme Nasıl Yapılır?

    www.radistanbul.com

    www.goruntulememerkezi.com

    www.ikinciduzey.com

    http://radistanbul.blogspot.com


     

    Renkli Doppler ultrasonografi ile penise arterler ile yeterli kan gelip gelmediği, yeterli kan geliyorsa, gelen kanın penis içerisinde yeterince kalıp kalmadığı (toplar damar kapaklarının sağlam olup olmadığı) tespit edilir.

    Penis içi kapiller damarların genişlemesini sağlamak amacıyla inceleme sırasında penis içerisine damar genişletici bir ilaç -hasta yaşı göz önüne alınarak- belirli dozda verilir.

    Penis cildi üzerine jel sürülerek ultrasonografi probu ile penis içi damarlar değerlendirilir.

    İnceleme ağrılı değildir. Bazen penis içerisine verilen ilaç hafif yanma hissi verebilir.

    İlk defa 1980' li yıllarda kullanılan renkli Doppler ultrasonografi, ereksiyon kusurunda patolojinin damar kaynaklı olup olmadığını belirler. Tetkikin yapıldığı odanın sessiz ve loş olması gerekir. Hastanın da gergin olmaması tetkikin doğruluk oranını artırır.

    Peniste oluşan sertleşmenin kaybolma süresi bazen (özellikle psikolojik impotansta) uzayabilir. Bu nedenle test sonrası cinsel uyarı, mastürbasyon ve cinsel ilişkiden kaçınmalıdır.

    Tetkikin Zararlı Etkisi Olur mu?

    Renkli Doppler ultrasonografi ne inceleme sırasında ne de inceleme sonrasında hiç bir zarar vermez. Cinsel hayatı olumsuz yönde etkilemez.

    www.radistanbul.com

    www.ikinciduzey.com


     


     


 


 


 

  • Ağız ve diş sağlığında en ileri görüntüleme teknikleri kullanılarak dijital panoramik diş röntgeni, temporomandibular ve sinüs grafileri ve sefalometrik röntgen çekimleri,

    Mammografi çekimleri,

    www.radistanbul.com

    www.ikinciduzey.com


     


     


     

    TİROİD ULTRASONOGRAFİSİ

    Tiroid bezi boyunda yer alan ve metabolizmayı düzenleyen bir organdır. Diğer yüzeyel vücut organları gibi ultrasonografi ile kolaylıkla değerlendirilebilir. Tetkik ağrısızdır ve hazırlık gerektirmez. Tiroid ultrasonu guatr (tiroidin büyümesi), nodül (kistik, tümöral olabilir) araştırılması için kullanılabilir.

    Jel sürülerek ses dalgası gönderen prob boyun üzerinde gezdirilir ve tiroid bezinden yansıyan ses dalgaları bilgisayar yardımıyla monitörde görüntü oluşturur. İncelemenin radyasyon riski yoktur. Tümör şüphesi varsa ultrason rehberliğinde ince iğne ile hücre örnekleri alınıp sitolojik inceleme yapılabilir.

      

      

     


     


     


     

    KALÇA USG

    KALÇA ULTRASONU

    Yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde kalça ekleminin değerlendirilmesinde kullanılan basit ve ağrısız bir yöntemdir.

    Ne Zaman Yapılması Uygun Olur?

    Doğumdan sonraki ilk günlerde yapılabilir. Anglo-Amerikan literatüründe işlem için en uygun zaman doğum sonrası 3. hafta ile 6. hafta arasıdır. Ancak 5-6 aya kadar (bebek kilolu değilse 10-12 aya kadar) yapılabilmesi mümkündür.

     
     

    Nasıl Yapılır?

    Bebek, bezi açık şekilde muayene masasına yan yatırılır. Ilık jel sürülmüş prob yardımıyla kalça eklemleri bacaklar düz ve kıvrılmış pozisyonda iken incelenir. Bebeğin ağlaması ve hareketleri işlemi güçleştireceğinden, sakin olması için inceleme öncesi doyurulması tavsiye edilir.

    Ne Kadar Sürer?

    Genellikle 5-15 dakika içerisinde biter.

    Kalça ekleminin anormal gelişiminin ya da yerleşiminin gösterilmesinde son derece duyarlıdır. İncelemenin sonucu çıkık saptanırsa tedaviye erken başlanmış olacağından ameliyata gerek kalmaz. Bacağı kurbağa pozisyonunda tutan bandajların birkaç ay kullanılması ile kalça tamamen normale döner. Tedavinin etkinliği de ultrasonografi ile takip edilir.

    Erken çocukluk döneminde açıklanamayan topallama olduğunda, kalça ekleminin geçici sinoviti denen, eklem hareketlerini sınırlayabilen iltihabi durum ultrasonografi ile görülebilir.

    PEDİATRİK USG


     


     

    MAMOGRAFİ

    www.radistanbul.com

    www.goruntulememerkezi.com

    www.ikinciduzey.com


     

    Memelerin düşük dozlu X ışını (Röntgen ışını) yardımı ile detaylı görüntüsünün çıkarılmasıdır.Meme muayenesi esnasında bulunan şüpheli bir kitlenin yerinin ve özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yaygın ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Elli yaşın üzerindeki kadınlarda bulunan kitlelerin %85 ile %90' ının hissedilebilir büyüklüğe ulaşmasından 2 yıl kadar önce mamografi ile belirlenebileceği tahmin edilmektedir. Meme kanseri açısından hiçbir risk faktörü bulunmayan, hiçbir şikayeti olmayan ve yıllık meme muayeneleri normal olan kadınlarda da belli aralıklarla meme kanseri tarama testi olarak rutin mamografi önerilmektedir.

    Mamografi Ne Zaman Yaptırılmalıdır?

    www.radistanbul.com

    www.ikinciduzey.com


     

    Mamografi incelemesine başlamadan önce mutlaka dikkatli bir meme muayenesi de yapılırsa tanı olasılığı artacaktır. Meme kanseri kadınlarda nispeten sık görülen bir kanserdir; kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. Her 12 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanmakta ve her 25 kadından biri meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tarama testlerinin amacı bir hastalığın ortaya çıkacağını önceden anlamaya çalışmak veya hastalığı erken evrede yakalamaktır. Mamografinin kadınlara belli aralıklarla yapılmasının doktorlar tarafından şiddetle önerilmesinin nedeni, bu tarama testi sayesinde meme kanserinin erken tanınabilmesiyle hastalığa bağlı ölüm riskinin %25-80 oranında azaltılabilmesidir. Tarama amaçlı mamografiye meme kanseri açısından risk faktörleri bulunmayan kadınlarda 40 yaşında başlanmalı, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir rutin olarak uygulanmalıdır. Yapılan meme muayenesinde bir sorun saptanması durumunda veya kadının her ay kendi yaptığı meme muayenesi esnasında bir kitle saptaması ve bunun doktor muayenesiyle doğrulanması durumunda mamografi yenilenir. Otuz yaşın altındaki kadınlarda meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle rutin mamografi önerilmez. Bu yaş grubunda genellikle meme ultrasonografisi yapılır. Ailede (anne, kardeş) meme kanseri varsa veya meme kanseri risk faktörleri olan kadınlarda mamografi aralıkları hekim tarafından düzenlenir.

    Tarama mamografi meme dokusunun adet döngüsünün içinde en iyi görüntülenebildiği dönemde yapılmalıdır. Bu dönem adet kanamasının başladığı ilk hafta içerisinde hormon seviyelerinin nispeten düşük olduğu günlerdir.

    Mamografi Diğer Tetkiklerden Farklı mıdır?

    Mamografi, özel bir röntgen cihazı yardımıyla her iki memenin sıkıştırılarak çeşitli pozisyonlarda filmlerinin alınmasıdır. Mamografi çekimi esnasında meme dokusunun iyice sıkıştırılmasının amacı daha küçük lezyonları görebilmek ve radyasyon dozunu en düşük seviyeye indirmektir.

    Önceden Yaptırılmış Meme Tetkikleri Önemli midir?
    Mamogramlar yorumlanırken genellikle önceki yıllardaki görüntüler de dikkate alınır. Bu nedenle mamografi filmlerinin ve raporlarının muhafaza edilmesi ve düzenli olarak radyoloji uzmanına sunulması son derece önemlidir.


    Elde edilen görüntüler incelenirken meme dokusunda kitle, mikrokalsifikasyon (kireçlenme) aranır, süt bezlerinin meme dokusu içindeki yapısı ve dağılımına bakılır, meme cildinin kalınlığı, koltuk altı lenf bezlerinin durumu değerlendirlir.

    Mamogramlarda saptanan kitlenin solid mi (tümöral) yoksa kistik mi (sıvı içerikli) olduğunu anlamak için doktor tarafından istenmemişse bile "ücret talep edilmeden" ultrasonografik ek inceleme (kontrol) yapılır. Kanser düşündüren bir görüntü varsa biyopsi önerilir.


    Mamografi memedeki değişiklikleri hastanın kendisi ya da doktoru tarafından hissedilemeyecek kadar küçük iken görüntüleyebilir. Ele gelen kitle varsa, bunun kanser olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır.


    Biyopsi lokal anestezi sonrası kuşkulu dokudan iğne ile hücre örneği alınarak patoloji laboratuvarında kanser olup olmadığının belirlenmesi işlemidir. Ultrasonografi rehberliğinde yapılabilir.

    MEME ULTRASONOGRAFİSİ

    Bu yöntemde prob tarafından memeye gönderilen yüksek frekanslı ses dalgaları değişik dokulardan yansıyarak yine prob tarafından toplanır ve bilgisayarlar aracılığı ile monitörde görüntülenir, radyasyon içermez.


    Muayenede ele gelen kitle veya mamografide anormal olduğu düşünülen bir alan ultrasonografi ile değerlendirilir. Ultrason özellikle tümör ile kisti (sıvı içeriklidir) ayırt etmekte faydalıdır


    Otuzbeş yaşın altındaki kadınlarda ilk kullanılacak tanı yöntemidir. Radyasyon içermediği için hamile kadınlarda meme incelemesinde ideal yöntemdir.

    Başka bir kullanım alanı da silikonlu memelerde sızıntı (kaçak) veya yırtık (rüptür) değerlendirmesidir.

    Ayrıca meme enfeksiyonlarının tanısında da güvenle kullanılır.

    Meme ultrasonu eşliğinde kist aspirasyonu ve biyopsi gibi girişimsel işlemler yapılabilir.


    Sırtüstü yatar durumdaki hastanın memesine ses dalgalarının geçirgenliğini artıran jel sürülür. Prob meme cildinde yavaşça gezdirilir. Görüntüler ekranda izlenir.


    Karşılaştırma gerekliliği nedeni ile iki meme de incelenmelidir. İşlem yaklaşık 20-45 dakika sürer.


     

    MAMOGRAFİ

    Memelerin düşük dozlu X ışını (Röntgen ışını) yardımı ile detaylı görüntüsünün çıkarılmasıdır.

    Meme muayenesi esnasında bulunan şüpheli bir kitlenin yerinin ve özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yaygın ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Elli yaşın üzerindeki kadınlarda bulunan kitlelerin %85 ile %90' ının hissedilebilir büyüklüğe ulaşmasından 2 yıl kadar önce mamografi ile belirlenebileceği tahmin edilmektedir. Meme kanseri açısından hiçbir risk faktörü bulunmayan, hiçbir şikayeti olmayan ve yıllık meme muayeneleri normal olan kadınlarda da belli aralıklarla meme kanseri tarama testi olarak rutin mamografi önerilmektedir.

    Mamografi Ne Zaman Yaptırılmalıdır?

    Mamografi incelemesine başlamadan önce mutlaka dikkatli bir meme muayenesi de yapılırsa tanı olasılığı artacaktır. Meme kanseri kadınlarda nispeten sık görülen bir kanserdir; kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. Her 12 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanmakta ve her 25 kadından biri meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tarama testlerinin amacı bir hastalığın ortaya çıkacağını önceden anlamaya çalışmak veya hastalığı erken evrede yakalamaktır. Mamografinin kadınlara belli aralıklarla yapılmasının doktorlar tarafından şiddetle önerilmesinin nedeni, bu tarama testi sayesinde meme kanserinin erken tanınabilmesiyle hastalığa bağlı ölüm riskinin %25-80 oranında azaltılabilmesidir. Tarama amaçlı mamografiye meme kanseri açısından risk faktörleri bulunmayan kadınlarda 40 yaşında başlanmalı, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir rutin olarak uygulanmalıdır.
    Yapılan meme muayenesinde bir sorun saptanması durumunda veya kadının her ay kendi yaptığı meme muayenesi esnasında bir kitle saptaması ve bunun doktor muayenesiyle doğrulanması durumunda mamografi yenilenir. Otuz yaşın altındaki kadınlarda meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle rutin mamografi önerilmez. Bu yaş grubunda genellikle meme ultrasonografisi yapılır. Ailede (anne, kardeş) meme kanseri varsa veya meme kanseri risk faktörleri olan kadınlarda mamografi aralıkları hekim tarafından düzenlenir.

    Tarama mamografi meme dokusunun adet döngüsünün içinde en iyi görüntülenebildiği dönemde yapılmalıdır. Bu dönem adet kanamasının başladığı ilk hafta içerisinde hormon seviyelerinin nispeten düşük olduğu günlerdir.

    Mamografi Diğer Tetkiklerden Farklı mıdır?

    Mamografi, özel bir röntgen cihazı yardımıyla her iki memenin sıkıştırılarak çeşitli pozisyonlarda filmlerinin alınmasıdır. Mamografi çekimi esnasında meme dokusunun iyice sıkıştırılmasının amacı daha küçük lezyonları görebilmek ve radyasyon dozunu en düşük seviyeye indirmektir.

    Önceden Yaptırılmış Meme Tetkikleri Önemli midir?

    Mamogramlar yorumlanırken genellikle önceki yıllardaki görüntüler de dikkate alınır. Bu nedenle mamografi filmlerinin ve raporlarının muhafaza edilmesi ve düzenli olarak radyoloji uzmanına sunulması son derece önemlidir.

    Mamografi Filmi Okunurken Nelere Dikkat Edilir?

    Elde edilen görüntüler incelenirken meme dokusunda kitle, mikrokalsifikasyon (kireçlenme) aranır, süt bezlerinin meme dokusu içindeki yapısı ve dağılımına bakılır, meme cildinin kalınlığı, koltuk altı lenf bezlerinin durumu değerlendirlir.

    Mamogramlarda saptanan kitlenin solid mi (tümöral) yoksa kistik mi (sıvı içerikli) olduğunu anlamak için doktor tarafından istenmemişse bile "ücret talep edilmeden" ultrasonografik ek inceleme (kontrol) yapılır. Kanser düşündüren bir görüntü varsa biyopsi önerilir.

    Çok Küçük Tümörler Mamografide Görülür mü?

    Mamografi memedeki değişiklikleri hastanın kendisi ya da doktoru tarafından hissedilemeyecek kadar küçük iken görüntüleyebilir. Ele gelen kitle varsa, bunun kanser olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır.

    Meme Biyopsisi Nedir? Ne Zaman Yapılır?

    Biyopsi lokal anestezi sonrası kuşkulu dokudan iğne ile hücre örneği alınarak patoloji laboratuvarında kanser olup olmadığının belirlenmesi işlemidir. Ultrasonografi rehberliğinde yapılabilir.

    MEME ULTRASONOGRAFİSİ

    Bu yöntemde prob tarafından memeye gönderilen yüksek frekanslı ses dalgaları değişik dokulardan yansıyarak yine prob tarafından toplanır ve bilgisayarlar aracılığı ile monitörde görüntülenir, radyasyon içermez.

    Hangi Amaçlarla Ultrasonografi Yapılır?

    Muayenede ele gelen kitle veya mamografide anormal olduğu düşünülen bir alan ultrasonografi ile değerlendirilir. Ultrason özellikle tümör ile kisti (sıvı içeriklidir) ayırt etmekte faydalıdır

    Ultrasonografinin Mamografiye Tercih Edildiği Durumlar Var mıdır? 

    Otuzbeş yaşın altındaki kadınlarda ilk kullanılacak tanı yöntemidir. Radyasyon içermediği için hamile kadınlarda meme incelemesinde ideal yöntemdir.

    Başka bir kullanım alanı da silikonlu memelerde sızıntı (kaçak) veya yırtık (rüptür) değerlendirmesidir.

    Ayrıca meme enfeksiyonlarının tanısında da güvenle kullanılır.

    Meme ultrasonu eşliğinde kist aspirasyonu ve biyopsi gibi girişimsel işlemler yapılabilir.

    Nasıl Yapılır?

    Sırtüstü yatar durumdaki hastanın memesine ses dalgalarının geçirgenliğini artıran jel sürülür. Prob meme cildinde yavaşça gezdirilir. Görüntüler ekranda izlenir.

    Ne Kadar Sürer?

    Karşılaştırma gerekliliği nedeni ile iki meme de incelenmelidir. İşlem yaklaşık 20-45 dakika sürer.

     


  •  
  • Kemik Yoğunluğu Ölçümü.
  • Hizmet verilen ilçeler, İSTANBUL ANADOLU YAKASI
  • ÜMRANİYE, ÜSKÜDAR, BEYKOZ, AĞVA, ŞİLE, ÇEKMEKÖY, ALEMDAĞ, REŞADİYE, TAŞDELEN, SULTANBEYLİ, PENDİK, KARTAL, MALTEPE, TUZLA, GEBZE
  • UYGUN TETKİK VE GÖRÜNTÜLEME FİYATLARI İLE İSTANBULDA BULUNAN TÜM KAMU VE ÖZEL HASTANE HASTALARINA HİZMET VERİLMEKTEDİR.


     


     


     

    RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ BİLGİLER


     

    Son dört yıldır ÜMRANİYE SONDURAKTA hizmet vermekteyiz.

    Amacımız güncel teknolojiyi deneyimli bir ekip ve uygun fiyatlarla hastalarımıza ulaştırmaktır.

    Vizyonumuz gelecekte bir MARKA olmak, teknolojiyi yakın takip etmek, kendimizi sürekli geliştirmektir.

    Hizmet verdiğimiz modaliteler hakkında bilgiler:


     

    KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ

    Kemik erimesi, mevcut kemik kütlesinin, mineral içeriğinin azalması ve zayıflaması sonucu süngerimsi hal alması ve kolayca kırılabilir bir duruma gelmesidir. Sonucunda da başta sırt bölgesi olmak üzere vücutta dinmeyen ağrılar, boy kısalığı ve kırıkların oluşumlarını görmekteyiz.
    KEMİK DANSİTOMETRE


     

    Kemiklerin yapısında yer alan maddelerin yoğunluğunu ölçen bir yöntemdir. Bu yöntemle kemik madde kaybı (osteoporoz) saptanır.


     

    Osteoporoz Nedenleri Nelerdir?

    1. Primer (yaş, cinsiyet, sigara, aşırı alkol tüketimi gibi yaşam tarzına bağlı nedenler)
    2. Sekonder (hastalıklar ve ilaçlar) sonucu oluşan madde kaybı

    Güvenli midir?

    Günlük hayatta bilgisayar kullanırken alınan radyasyon kadar X ışını kullanılır. Hiçbir yan etkisi yoktur.

    İnceleme Nasıl Yapılır?

    Yaklaşık 15 dakika civarında yatarak yapılan bir işlemdir. Ağrı ve acı kesinlikle yoktur. Sadece kımıldamadan yatmak gerekmektedir.


     

    Kimlere Yapılır?

    Kemik kaybı riskinin yüksek olduğu, menopoz sonrası kadınlar için ilk çekim normal ise 3 yılda bir kontrol amaçlı çekimler önerilmektedir. Kemik kaybı söz konusu ise kontrol periyodunu tedaviyi yapan hekim belirleyecektir.

    Hazırlık Gerekir mi?

    Hiçbir ön hazırlık gerekmemektedir, günün her saatinde çekilebilir.

    Kemik mineral dansitometrisi kemik yoğunluğunun ölçülmesidir. Yani kemiğin kırılganlık riskini belirleyen bir ölçüm yöntemidir.40 yaş ve üzeri kadınlar mutlaka kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmalıdırlar. Çünkü günümüzde kadınlar doğum sayısı, sigara kullanımı, yanlış beslenme alışkanlıkları, yeterli egzersiz yapamama gibi nedenler ile yüksek risk altındadırlar.Kemik erimesi kadınlara özgü bir hastalık değildir, erkeklerde de görülmektedir. Özellikle bazı metabolik hastalıklar,kortizon gibi ilaçların kullanımı kemik erimesine neden olurlar.

    ULTRASON US USG ULTRASONOGRAFİ

    Yüksek frekanslı ses ( ultrasound ) dalgalarının farklı yoğunluktaki doku yüzeylerinden yansıması ile iç organların görüntülenmesidir.

    Yumuşak doku patolojilerinin incelenmesinde ve organların sınırlarının belirlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Sıvılarda yansıma olmadığından kistik yapılar solid yapılardan kolayca ayrılabilirler.

    İç organ patolojilerinin tespitinde hastayı rahatsız etmeden kolay uygulanabilen noninvaziv bir yöntem olması nedeniyle tercih edilmektedir.

    Ultrason öncesinde ön hazırlık gerebilir. Bu nedenle randevu alınması ve randevu sırasında verilecek bilgilere dikkat edilmesi önemlidir.

    GEBELİKTE ULTRASON

    Bebeğin sayısı, geliş şekli, duruş şekli, anatomik yapısı, plasenta yerleşimi, amnion sıvı miktarı, gebelik yaşı, annedeki pelvik kitlelerin değerlendirilmesi için kullanılan en iyi yöntemdir. Ultrasonografinin bebek üzerinde şimdiye kadar kanıtlanmış bir yan etkisi bildirilmemiştir. Bilakis günümüzde gebelik takibinde güvenilir yöntemlerden biridir.

    • Erken gebelikte gebeliğin normal olup olmadığını ( dış gebelik, çoğul gebelik, mol, bozulmuş gebelik,...), gebelik yaşını saptamak için,
    • 11-14. haftalar arasında ense pilisi kalınlığı –nuchal translucency- ölçümü için,
    • 19-23. haftalar arasında ( ayrıntılı ultrason detaylı fetal analiz ) anomali taraması için,
    • 32. haftadan sonra bebek gelişiminin değerlendirilmesi için ultrason yapılmaktadır.


     

    MEME ULTRASONOGRAFİSİ

    Tanı ve tarama metodu olarak kullanılan meme ultrasonografisinde iyonize ışınlar kullanılmadığı ve insan sağlığına zararı tesbit edilmediği için günümüzde noninvaziv, ekonomik bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Adölesan dönemde, genç kadınlarda ve hamilelik döneminde primer görüntüleme yöntemidir. Bir çok meme kanserleri ultrasonografi ile tanınabilmektedir. Ancak ele gelmeyen kitlelerde yetersiz kaldığı için meme ultrasonografisi tek başına değil, mammografi ile beraber yapılmalıdır. Mammografiyi tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılmalıdır.

    PROSTAT ULTRASONOGRAFİSİ

    Ultrasonografinin prostat kontrolünde avantajları hastaya zarar vermemesi, kolay uygulanması, maliyetinin düşük olması ve iyonize radyasyon içermemesidir. Transabdominal ultrason işleminde prostatın boyutu, ağırlığı ve anatomik şekli belirlenir. Transrektal ultrason işleminde bunların yanı sıra prostatın doku detayları da değerlendirilmektedir. Bu işlem esnasında Renkli Doppler ve Power Doppler metodları ile kanserden şüphelenilen alanların kanlanması değerlendirilebilmektedir.

    4 BOYUTLU ULTRASON

    4 boyutlu ultrasonografi klasik 2 boyutlu ultrasonografi kullanımını gereksiz kılacak ölçüde bir yöntem değildir. Her ikisinin de avantajlı olduğu üstünlükleri vardır. Örneğin, yarık damak ve dudak anomalilerinin saptanmasında, kol ve bacaklardaki bazı detay anomalilerin görülmesinde, nöral tüp defektlerinde 4 boyutlu ultrasonografi daha detaylı bilgi verebilmektedir. Buna karşın 2 boyutlu ultrasonografi bebeğin iç organlarını değerlendirmede hala 4 boyutlu ultrasonografiden üstündür.

    4 boyutlu ultrasonografi ile anne ve baba adayları doğmamış bebeklerinin gerçek görünümü ile normalde doğumdan sonra kurulması beklenen duygusal bağlarını daha önceden oluşturmaktadırlar.

    Görüntüler video formatında CD'ye kaydedip korunabilmektedir.

    JİNEKOLOJİK ULTRASONOGRAFİ

    Ultrason, insanların duyabileceğinden daha yüksek frekansa sahip bir sestir. Cildin üzerine veya vajina gibi bir vücut boşluğuna yerleştirilen prob adlı bir cihazla vücuda gönderilen ses dalgaları iç organlar tarafından geri yansıtılır. Dönen sesler (ekolar) aynı prob tarafından alınarak bir bilgisayar vasıtasıyla monitörde resme dönüştürülür. Ultrason görüntüleri videoteyp, film veya kağıda kayıt edilebilir. Tanısal ultrason tetkiki genellikle sonografi veya ultrasonografi olarak adlandırılır.


     

    Ultrason Güvenli midir?

    Ultrasonun tıbbi amaçlı kullanımına bağlı bilinen zararlı bir etkisi yoktur. Tanısal ultrasonun uzun yıllardır devam eden yaygın kullanımı herhangi bir yan etki ortaya çıkarmamıştır. Hayvanlarda yapılan çalışmalar tanısal ultrasonun herhangi bir yan etkisi olmadığını göstermiştir.

    Neden Yapılır?

    Elle yapılan pelvik muayenenin sağladığı bilgiler yeterli olmayabilir. Pelvik ultrason ile rahim ve yumurtalıklar görüntülenebilir. Ultrason elle yapılan muayene bulgularını açıklamak için yardımcı olabilir veya ek bilgiler sağlayabilir. Pelvik ultrason tetkikinin en sık yapılma nedenleri:

    -Kasık ağrısı
    -Anormal vajinal kanama,
    -Jinekolojik muayene sırasında şüpheli kitle araştırılmasıdır. 

    Pelvik Ultrason Nasıl Yapılır?

    Bu konuda profesyonel eğitim almış doktor tarafından yapılır. Pelvik bölgenin ultrason tetkiki için 2 yöntem vardır:

    1. Transabdominal Ultrason: Karnın alt bölgesinde cilt üzerine yerleştirilen bir prob yardımıyla yapılır.

    2. Transvaginal Ultrason: İnce çubuk şeklindeki prob üzerine koruyucu bir kılıf geçirilerek buna kayganlaştırıcı bir jel sürülür ve vajinaya yerleştirilir.

    Ultrason Tetkiki Ne Kadar Sürer?

    10-15 dakika kadar sürer.

    Özel Bir Hazırlık Gerekir mi?

    Abdominal inceleme sırtüstü yatar vaziyette yapılır. Daha iyi görüntü almak için mesane dolu olmalıdır. İşlemden önce su içmek ve idrara çıkmamak gerekir.

    Vajinal inceleme jinekolojik muayene pozisyonunda yapılır. İşlemden önce idrar kesesi boşaltılmalıdır.

    Ultrason Abdominal mi Yoksa Vajinal Yoldan mı Yapılmalıdır?

    Bu karar tetkikin yapılma sebebine bağlıdır. Bazı durumlarda sadece karın ultrasonu yapılması gerekebilir, bazı durumlarda ise sadece vajinal ultrason yeterli olacaktır. Ancak çoğu kez hem karın hem de vajinal ultrason gerekir. Bu kararı doktorunuz verecektir.

    Her bir incelemenin ayrı avantajları vardır. Abdominal yaklaşımla tüm pelvik bölgenin panaromik görüntüleri alınabilir. Bu yolla iç organların birbiri ile ilişkisi görülebilir. Vajinal yolla, prob inceleme alanına daha yakın olduğu için daha iyi görüntüler elde edilir. Vajinal yolla yapılan ultrason tetkiki erken gebelik döneminde fetal kalp atışlarını görmek, rahimin iç tabakasını değerlendirmek ve yumurtalıklardaki bir kistin boyutlarını ölçmek için çok faydalıdır.

    Vajinal Ultrason Zararlı mıdır?

    Ağrısız bir işlemdir. Genellikle jinekolojik muayeneden daha rahattır. Eğer vajinal kanama varsa, hamilelik olsa bile vajinal ultrasonun bir zararı yoktur.


     

    Doppler Ultrason Nedir?

     
    Pelvik organlara ve vücudun diğer kısımlarına giden kan akımını değerlendirmek için kullanılır. Kan akımları ultrason cihazının mikrofonundan duyulabilir, grafik ve renklerle gösterilebilir. İşlem sırasında acı hissedilmez. Doppler ultrason tetkikinin yapılmasına genellikle inceleme sırasında karar verilir.


     

    ENDOANAL ULTRASONOGRAFİ


     

    Terminolojik olarak anal ultrasonografi, rektal ultrasonografi, ERUS gibi isimler ile de anılmaktadır. Anüs ve çevre dokuların patolojilerinin incelenmesinde kullanılmaktadır. Küçük çaplı prob kullanıldığında anal kanal anatomisinin değişmemesi avantaj oluşturmaktadır.


     

    Hangi Durumlarda Kullanılır?


     

    1. Anal inkontinans (gaz-dışkı kaçırma): Sfinkter kasları ve çevre dokuların sağlam olup olmadığı görülmektedir.


     

    2. Bilinen rektal ve/veya anal kanser: Hastalığın evresini (yayılımını) belirlemede kullanılmaktadır. Ayrıca, tedavi sonrası hastalığın durumunu belirlemede de kullanılabilmektedir.


     

    3. Perianal fistül: Anüs çevresindeki akıntılı durumlarda genellikle, altta yatan bir fistül (iltihabi traktüs) vardır. Fistülün tedavisinden önce yayılımı ve şekli belirlenirse tedavi başarısı artmaktadır. Bu nedenle fistüllerin trasesini belirlemede tercih edilen bir yöntemdir.


     

    4. İç hemoroid: Anal kanal duvarında gelişen kıvrımlı toplardamarlar bu yöntemle kolaylıkla tanınabilmektedir. İnceleme sırasında anal kanal anatomisi bozulmadığından dolayı hemoroidlerin yerleşim yeri doğru olarak tanımlanmaktadır.


     

    5. Anüste çatlak (fissür): Ağrılı bir durum olmakla birlikte günümüzde mevcut olan küçük çaplı problar rahatlıkla kullanılabilmektedir.


     

    Nasıl Yapılır?


     

    Hasta yatar pozisyonda iken (genellikle sol yanına yatmaktadır) 360 derece görüş açısı olan çubuk şeklinde problar ile inceleme gerçekleştirilmektedir. Tetkik endikasyonuna göre probun ucundaki balon, gazsız su ile şişirilmektedir. Fistülün iç ağzının anüs ya da rektuma açılımı konusunda şüphe varsa, fistülün dış ağzından küçük miktar hidrojen peroksid (oksijenli su) verilmesine gereksinim olabilmektedir.


     

    Kim Yapar?


     

    İncelemeyi konusunda deneyimli radyoloji hekimi yapmaktadır.


     

    Tetkikin Zararlı Etkisi Var mıdır?


     

    Röntgen gibi iyonize radyasyon kullanılmadığından ultrasonun bilinen zararlı bir etkisi yoktur.


     

    Hazırlık


     

    Genellikle hazırlığa gereksinim olmamakla birlikte rektal tumör evrelemesi gibi durumlarda fleet enema ile hazırlık gerekebilmektedir.


     

    RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ

    Bir organın veya damarının kan akımını inceleyerek, akımın miktarı, akımı engelleyen yapı varlığı, akımın normal yönde olup olmadığı değerlendirilebilir. Atardamarlar kırmızı toplardamarlar mavi renk şeklinde görülür.

    Renkli Doppler Ultrasonografi incelemesi ile:

    Kol ve bacak damarları

    Karaciğeri besleyen damarlar

    Böbreği besleyen damarlar

    Boyun damarları

    Gebelerde, anneye ve fetusa ait damarlar

    OBSTETRİK ULTRASONOGRAFİ

    Ultrasonografi, gebelik takibinde kullanılan kolay uygulanabilir, etkili, güvenli bir yöntemdir. Anne adayının karın cildine temas eden prob aracılığı ile yüksek frekanslı ses dalgaları gönderilir. Ses dalgaları fetüsün dokularından değişik miktar ve şekilde yansıyarak geri döner. Ekolar bilgisayar tarafından işlenerek monitore görüntü olarak aktarılır.

    Hangi Durumların Tanısında Yararlanılır?

    Anne karnındaki bebeğin kalp atımları ve hareketleri izlenir. Embriyo (12 haftadan küçük bebekler) ve fetüsteki (12 haftadan büyükler) muhtemel anormallikler saptanır. Çesitli ölçümler yapılarak bebeğin gelişimi değerlendirilir.
    Röntgen gibi iyonize radyasyon kullanılmadığından ultrasonun fetüse bilinen zararlı bir etkisi yoktur.


    1. Gebeliğin Erken Tanısı: Gebelik kesesi transvajinal ultrasonografi ile son adet tarihinden itibaren 4-5 haftalarda saptanabilir. Özellikle son adet tarihini hatırlamayanlarda fetüsün belirli uzunluklarının ölçümü ile gebelik yaşının tayini yapılabilir. İlerleyen gebelik döneminde ise fetüsün gelişimi bacak (uyluk kemiği) uzunluğu, kafa ve karın çevreleri ölçülerek değerlendirilir.

    2. Düşük Tehdidi: Embriyonun ve fetüsün canlı olup olmadığı değerlendirilir. Bebek anne karnında ölmüş (missed abortus), hiç gelişememiş (bos gebelik kesesi) ya da uterus (rahim) dışında yerleşmiş (dış gebelik) olabilir. Ya da gebelik embriyo yerine tümör gelişimi şeklinde olabilir (mol gebelik).

    3. Plasenta Anomalileri: Plasentanın yeri (rahim ağzını kapatıp kapatmadığı) ve diğer plasenta anomalileri gösterilebilir.


    4. Çoğul Gebelikler: Ultrason ile tanı konulur. Bebeklerin pozisyonu, plasenta ve amniyon keselerinin sayısı değerlendirilir.
     
    Ne Zaman Yapılmalıdır?

    Gebelik süresince normal olmayan şüpheli bir durumun varlığında ultrason yapılabilir. Adet gecikmesinden 1-2 hafta sonra gebeliğin saptanması ve bu gebeliğin intrauterin (rahim içerisine yerleşmiş) normal bir gebelik olduğunun görülmesi için ultrasonografi yapılmalıdır. Bunun dışında 11-14 ve 19-24 haftalarda herhangi anomali araştırılması, 34. haftadan sonrada bebeğin büyüklüğünü ve pozisyonunu görmek için ultrasonografi uygulanır. Ülkemizde bazı Kadın-Doğum doktorları her rutin muayenede ultrasonografik inceleme yapmaktadır. Ancak daha ayrıntılı inceleme için bir veya iki kez sonografi uzmanından ikinci düzey ultrasonografi isteyenler de vardır. İkinci düzey inceleme için çözünürlüğü çok yüksek olan, renkli Doppler de yapabilen cihazlar kullanılır.

    Kullanılan Yöntemler

    Gebeliğin erken döneminde ve gebelik harici tüm jinekolojik incelemelerde çubuk şeklinde problar ile yapılan vajinal ultrasonografi uterus, overler ve embriyonun çok daha ayrıntılı görüntülenmesine imkan verir. Bu yöntemde mesanenin dolu olmasına gerek yoktur (zaman kaybı olmaz).

    Doppler ultrasonografi ile bebeğin damarlarındaki kan akımları değerlendirilir ve bebeğin gelişmesi ile ilgili ek bilgiler elde edilir (örn: beynin beslenmesi). Son zamanlarda 3 boyutlu ultrasonografi ile de gebelik incelemeleri yapılmaktadır.


     

    Erkeklerde testisleri besleyen damarlar VARİKOSEL

     
     

    Varikosel spermatik kordda gelişen genişlemiş venlerdir. Spermatik kord kan damarları, lenfatik damarlar, sinirler ve sperm taşıyan kanallardan (vas deferens) oluşur. Bu venlerdeki kapaklarda hasar meydana gelirse bozulan kan dolaşımı venlerde genişlemeye ve kanın durağanlaşmasına neden olur. Varikosel bir ya da iki taraflı olabilir. Ancak, hastaların %85' inde sol tarafdadır. Varikoselin görülme oranı %10-20' dir, en sık 15 - 25 yaş arasında rastlanır.


     

    Varikoselin Zararlı Etkisi Nedir?

    Testislerin etrafında genişlemiş venler içerisinde artmış kan ısısı hipertermik etki ile spermlere zarar verdiğinden infertiliteye (kısırlık) neden olabilir.

    İnfertil erkeklerin %40' ında varikosel saptanır. Sekonder infertil (daha önce çocuk sahibi olup ta sonradan kısır olan) erkeklerde ise bu oran %80' e ulaşır.

    Varikosel Belirtileri Nelerdir?

    Semptomlar; testiste ağrı, infertilite, testislerde küçülme (atrofi), palpe edilebilen ya da dışardan gözle görülebilen genişlemiş venlerdir.

    Nasıl Tanınır?

    İleri evre varikoseller gözle görülebilir. Orta evre varikoselleri muayene sırasında hekiminiz elle tanıyabilir. Erken evre varikosellerin tanısında ise yardımcı tanı yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir. Bu yöntemler;

    • Renkli Doppler ultrasonografi
    • Termografi
    • Venografi
    • Semen analizi; varikosel kaynaklı infertilitede tipik olarak gelişimi tamamlanmamış, hasarlı veya ölü spermler görülür.

    Tedavi Ne Zaman Önerilmektedir?

    Varikosel ağrı yapıyorsa, testislere zarar veriyorsa (küçülme, atrofi gibi), kısırlığa neden oluyorsa cerrahi ligasyon tedavisi önerilmektedir.

    Tedavi Sonrası Tekrarlar mı?

    Tedavi sonrası hastaların %5-20' sinde varikosel tekrarlayabilir. Hastaların %2-5' inde testislerin etrafında sıvı birikimi (hidrosel) oluşabilir.

     
     

    Ameliyat Olmakla Çocuk Sahibi Olma Şansı Artar mı?


    Varikosel ameliyatı olmuş hastaların yaklaşık yarısı ameliyat sonrası birinci yıl içerisinde çocuk sahibi olurlar.


     

    Gözü besleyen damarlar

    Vücudun herhangibir bölgesinde oluşan bir kitlenin kanlanması incelenebilir.

    İç organlar hariç, inceleme öncesinde önemli bir hazırlık gerekmemektedir. Ancak karın içindeki bir organ (karaciğer, pankreas, böbrek v.b.) incelenecek ise 6 saatlik açlık ile, oluşabilecek gazı engelleyerek incelemenin daha kaliteli gerçekleşmesi sağlanır.

    Renkli Doppler Ultrasonografi incelemesi, tıpkı Ultrasonografi incelemesinde olduğu gibi radyasyon içermeyen bir tanı yöntemidir. Yanlızca ultrason enerjisi (yüksek frekanslı ses) kullanılır.

    MAMMOGRAFİ VE USG MEME

    Mammografi düşük dozda X ışını aracılığı ile meme dokusunun görüntülenmesidir. Her memeye 2 adet olmak üzere toplamda 4 film çekilir.

    Hiçbir şikayeti olmasa da tüm kadınların;

    • 35-40 yaş arasında baz oluşturacak bir mammografi çektirmesi,
    • 40 yaşından sonra 2 yılda bir,
    • 50 yaşından sonra her yıl meme kanseri taraması yaptırması gerekmektedir.

    Çünkü meme kanserinin en erken bulgusu olan küçük küme mikrokalsifikasyon spiküle kitle ve kireçlenme odaklarını gösterebilen tek yöntem mammografidir. Meme kanserinin büyüyüp ele gelecek kadar kitle oluşturması ise bu aşamadan yıllar sonraya tekabül eder.

    Tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinin de tedavisindeki başarı erken teşhis ve erken tedavi ile mümkündür.

    Mammografi çekim işlemine gelirken beraberinde eski filmlerinde getirilmesi ve her seferinde eski filmler ile karşılaştırma yapılması gerekmektedir.

    DİJİTAL PANORAMİK RÖNTGEN

    Diş röntgeni dişlerin, kemik ve dişetlerinin birlikte görüntülendiği bir röntgendir. Diş hekiminin klinikte muayene ile görünmeyen kısımlarını göstermeye yarayan dişler yada çenelerle ilgili problemleri teşhis etmesine yardımcı bir yöntemdir. Örneğin başlangıç çürüklerinin tespiti, özellikle diş minesi sağlıklı gibi dursa da
    çürük dişlerin ya da diş eti çizgisinin arkasına gizlendiğinde, ağızdaki absenin hangi dişten kaynaklandığı, periodontal hastalıktan dolayı kemiğin zarar görmesi,dişlerdeki yapı bozuklukları, kök kırıkları, kist ya da tümörler röntgenle tespit edilebilir.


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     

    KEYWORDS RAD İSTANBUL RAD İSTANBUL GÖRÜNTÜLEME RADİSTANBUL ANADOLU YAKASI GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA

        RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE KARTAL MALTEPE PENDİK TUZLA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA

    ÜMRANİYE ŞUBESİ : GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA MAMOGRAFİ KEMİK DANSİTOMETRİ PANORAMİK DİJİTAL RÖNTGEN SEFALOMETRİK DİJİTAL RÖNTGEN     DÖRT BOYUTLU RENKLİ ULTRASON RENKLİ DOPPLER ULTRASON ALT EKSTREMİTE ARTER VEN - ÜST EKSTREMİTE ARTER VEN -OBSTETRİK RENKLİ DOPPLER-RENAL ARTERLER RENKLİ DOPPLER-KAROTİS VERTEBRAL ARTERLER-SKROTAL RENKLİ DOPPLER- MEME RENKLİ DOPPLER- KİTLE LEZYONU RENKLİ DOPPLER-JİNEKOLOJİK DOPPLER VAJİNAL-OBSTETRİK RENKLİ DOPPLER –PENİL RENKLİ DOPPLER-TRANSKRANYAL RENKLİ DOPPLERULRASON (ABDOMEN-TİROİD-GEBELİK-OBSTETRİK-JİNEKOLOJİK-TRANSREKTAL-TRANSVAJİNAL-ÜST ABDOMEN-ALT ABDOMEN-ORBİTA-EKSTREMİTE-ÜRİNER SİSTEMLER-PELVİK-SUPRAPUBİK-MEME-VAJİNAL-TİROİD-SUBMANDİBULER-PAROTİS-TORAKS-YÜZEYEL-KİTLE LEZYONU ULTRASONOGRAFİ –KALÇA ULTRASONU

    ADRES: İNKILAP MAHALLESİ ALEMDAĞ CADDESİ MELTEM SOKAK 2/2 ÜMRANİYE TEL: 0-216-5218836 FAX: 0-216-5218836 radistanbul@hotmail.com


     

    www.radistanbul.com

    www.ikinciduzey.com

    www.goruntulememerkezi.com


     


     


     


     

    ÇEKMEKÖY ŞUBESİ


     

    ÇENE FİLMİ ÇEKMEKÖY SARIGAZİ SAMANDIRA ÜMRANİYE ALEMDAĞ REŞADİYE ŞİLE AĞVA PANORAMİK DİŞ FİLMİ VS


     

    DİJİTAL PANORAMİK RÖNTGEN


     

    ADRES: ÇAMLIK MAHALLESİ ŞAHİNBEY CADDESİ UMUT SOKAK YURTSEVEN İŞ MERKEZİ 2/2

        TEL: 0-216-6423432 radistanbul@hotmail.com

        PENDİK ŞUBESİ:

        ADRES:

    SAĞLIK BAKANLIĞI MARMARA ÜNİVERSİTESİ PENDİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KARŞISI

        MİMAR SİNAN CADDESİ FEVZİ ÇAKMAK MAHALLESİ KAYISI SOKAK A BLOK 2/17

    TEL: 0-530-5472565 (ŞİMDİLİK)

        DÖRT BOYUTLU RENKLİ ULTRASON

    RENKLİ DOPPLER ULTRASON ALT EKSTREMİTE ARTER VEN - ÜST EKSTREMİTE ARTER VEN -OBSTETRİK RENKLİ DOPPLER-KAROTİS VERTEBRAL ARTERLER-RENALARTERLER-SKROTAL RENKLİ DOPPLER- MEME RENKLİ DOPPLER- KİTLE LEZYONU RENKLİ DOPPLER-JİNEKOLOJİK DOPPLER VAJİNAL-OBSTETRİK RENKLİ DOPPLER –PENİL RENKLİ DOPPLER-TRANSKRANYAL RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ (ABDOMEN-TİROİD-GEBELİK-OBSTETRİK-JİNEKOLOJİK-TRANSREKTAL-TRANSVAJİNAL-ÜST ABDOMEN-ALT ABDOMEN-ORBİTA-EKSTREMİTE-ÜRİNER SİSTEMLER-PELVİK-SUPRAPUBİK-MEME-VAJİNAL-TİROİD-SUBMANDİBULER-PAROTİS-TORAKS-YÜZEYEL-KİTLE LEZYONU ULTRASONOGRAFİ


     


     


     


     


     

    GGÖRÜNTÜLEME KEYWORDS: (İSTANBUL ANADOLU-AVRUPA)

  1. AYRINTILI ULTRASON
  2. MEME RENKLİ DOPPLER
  3. PROSTAT RENKLİ DOPLER
  4. JİNEKOLOJİK RENKLİ DOPLER
  5. KİTLE LEZYONU RENKLİ DOPLER
  6. OBSTETRİK DETAYLI DOPLER
  7. DOPPLER
  8. DOPPLER
  9. RENKLİ ULTRASON DOPPLER
  10. ULTRASYON USG US ULTRASON ULTRSONOGRAFİ GÖRÜNTÜLEME
  11. RENKLİ MEME ORBİTA TİROİD DOPLERİ USG
  12. DETAYLI ULTRASON
  13. DETAYLI RENKLİ ULTRASON
  14. RENKLİ DOPPLER
  15. ULTRASON
  16. MAMOGRAFİ
  17. KEMİK DANSİTOMETRİ
  18. KEMİK ERİME TESTİ
  19. HAMİLE ULTRASONU
  20. PANORAMİK RÖNTGEN
  21. STANDART PANORAMİK RÖNTGEN
  22. ÇENE FİLMİ
  23. SEFALOMETRİK RÖNTGEN
  24. DÖRT BOYUTLU ULTRASON
  25. GEBELİK ULTRASONU
  26. OBSTETRİK ULTRASON
  27. ABDOMEN ULTRASONU
  28. OBSTETRİK RENKLİ DOPLER
  29. UYGUN FİYATLI GÖRÜNTÜLEME
  30. UYGUN FİYATLI ULTRASON DOPPLER
  31. GEBELİK DOPPLERİ GEBELİK RENKLİ DOPPLERİ

    ANADOLU YAKASI GÖRÜNTÜLEME GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY ŞİLE AĞVA RİVA BEYKOZ VE TÜM BAĞLI SEMT VE KÖYLER GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

  32. AİLE HEKİMLERİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ AİLE HEKİMİ HASTALARINA UYGUN FİYATLI GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
  33. OSTEOPOROZ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
  34. GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ
  35. GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

    DİŞ RÖNTGENİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA

  36. RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE ÇEKMEKÖY ŞİLE AĞVA RİVA BEYKOZ TAŞDELEN ÖMERLİ DUDULLU TEPEÜSTÜ İMES MODOKO İKEA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

    DİŞ FİLMİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836 GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ 0-216-5218836 RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÜMRANİYE 0-216-5218836

    GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ ÇEKMEKÖY ÜMRANİYE ŞİLE AĞVA SARIGAZİ SAMANDIRA SULTANBEYLİ SANCAKTEPE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ÜSKÜDAR ÇEKMEKÖY ŞİKLE TAŞDELEN REŞADİYE AĞVA ÜMRANİYE GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ KADIKÖY ALTUNİZADE BAĞLARBAŞI ÜSKÜDAR ŞİLE ÜMRANİYE AĞVA GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MEKEZİ DOPLER DOPPLER RENKLİ DOPPLER DİJİTAL PANORAMİK SEFALOMETRİK RÖNTGEN MAMOGRAFİ MAMMOGRAFİ KEMİK ERİME TESTİ KEMİK MİNERAL DANSİTOMETRİ OSTEOPOROZ TAKİP TARAMA


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     

    MERKEZİMİZDE YAPILAN TETKİKLER www.radistanbul.com


     

    

ULTRASONOGRAFİ

TETKİK İŞARET

RENKLİ DOPPLER RDUS

TETKİK İŞARET

ÜST ABDOMEN USG

 

KAROTİS VERTEBRAL ARTERLER

 

ALT ABDOMEN USG

 

HER İKİ ALT EKSTREMİTE VENÖZ

 

TÜM ABDOMEN USG

 

HER İKİ ALT EKSTREMİTE ARTER

 

JİNEKOLOJİK USG

 

SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ

 

FOLİKÜLOMETRİ USG

 

SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ

 

TİROİD USG

 

SAĞ ALT EKSTREMİTE ARTER

 

HEPATOBİLİER USG

 

SAĞ ALT EKSTREMİTE VENÖZ

 

TRANSREKTAL USG

 

SOL ALT EKSTREMİTE ARTER

 

TRANSVAGİNAL USG

 

SOL ALT EKSTREMİTE VENÖZ

 

ORBİTA US

 

HER İKİ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ

 

PENİL USG

 

HER İKİ ÜST EKSTREMİTE ARTER

 

KALÇA USG

 

SAĞ ÜST EKSTREMİTE VENÖZ

 

PELVİK USG

 

SAĞ ÜST EKSTREMİTE ARTER

 

YUMUŞAK DOKU USG

 

SOL ÜST EKSTREMİTE VEN

 

BOYUN USG

 

SOL ÜST EKSTREMİTE ARTER

 

PAROTİS USG

 

BİLATERAL ALT EKSTREMİTE AV

 

SUBMANDİBULER USG

 

BİLATERAL ÜST EKSTREMİTA AV

 

MEME USG BİLATERAL

 

PROSTAT RDUS

 

MEME USG SAĞ

 

MEME RDUS

 

MEME USG SOL

 

JİNEKOLOJİK RDUS

 

ÜRİNER SİSTEM USG

 

TRANSVAGİNAL RDUS

 

SKROTAL USG

 

TRANSREKTAL RDUS

 

4D OBSTETRİK

 

RENAL ARTER RDUS

 

3D OBSTETRİK

 

RENAL VEN RDUS

 

OBSTETRİK USG RUTİN

 

MESENTER ARTER RDU

 

TORAKS USG

 

PORTAL SİSTEM RDUS

 

YÜZEYEL USG

 

OBSTETRİK RDUS

 

SUPRAPUBİK USG

 

4D OBSTETRİK USG

 

SAFRA YOLLARI USG

 

3D OBSTETRİK USG

 

AYRINTILI RENAL USG

 

SKROTAL RDUS

 

DİJİTAL PANORAMİK RÖNTGEN

 

PENİL RDUSG

 

DİJİTAL SEFALOMETRİK RÖNTGEN

 

II. DÜZEY OBSTETRİK

 

MAMMOGRAFİ MAMOGRAFİ

 

KİTLE LEZYONU RDUS

 

KEMİK ERİME TESTİ BMD

 

ORBİTA RDUS

 


 


0-216-5218836

RADİSTANBUL GÖRÜNTÜLEME MERKEZİ

ÜMRANİYE-ÇEKMEKÖY-PENDİK

0-216-521 88 36

0-216-642 34 32

    www.radistanbul.com

www.ikinciduzey.com

www.goruntulememerkezi.com